Maske ve Dezenfektanlar Sahte mi?

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Ülkemizde Covid-19 vakaları artarken, maskelerin virüse karşı koruyuculuk oranlarının düşük olması ile dezenfektanların büyük bölümünün sahte olduğunun iddia edilmesi üzerine, insan sağlığı açısından tehlikeli etki yaratabilecek bu durumun acilen incelenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla Meclis’e Araştırma Önergesi verdi.

Araştırma önergesi metni aşağıdadır.


 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

  

Ülkemizde Covid-19 vakaları artarken, maskelerin virüse karşı koruyuculuk oranlarının düşük olması ile dezenfektanların büyük bölümünün sahte olduğunun iddia edilmesi endişeleri artırmaktadır. Hiçbir filtreleme özelliği olmayan kumaşla üretildiği ifade edilen maskelerle ilgili birçok soru cevap beklemektedir. Uzmanlar tarafından dezenfektanların virüsten koruyabilmesi için ise içerisinde en az yüzde 10 oranında povidon-iyot bulunması gerektiği ifade edilirken, sahte ürünlerde bu oranın yüzde 3,3’lere kadar düştüğü belirtilmektedir. İnsan sağlığı açısından tehlikeli etki yaratabilecek bu durumun acilen incelenmesi ve gerekli önlemlerin alınması için Anayasa’nın 98. ve Meclis İçtüzüğü’nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma sürecinin başlatılması gereğini arz ve teklif ederim.

 

 

 

 

GEREKÇE

Ülkemizde Covid-19 vakaları artarken, maskelerin virüse karşı koruyuculuk oranlarının düşük olması ile dezenfektanların büyük bölümünün sahte olduğunun iddia edilmesi endişeleri artırmaktadır. Hiçbir filtreleme özelliği olmayan kumaşla üretildiği ifade edilen maskelerle ilgili birçok soru cevap beklemektedir. Uzmanlar tarafından dezenfektanların virüsten koruyabilmesi için ise içerisinde en az yüzde 10 oranında povidon-iyot bulunması gerektiği ifade edilirken, sahte ürünlerde bu oranın yüzde 3,3’lere kadar düştüğü belirtilmektedir.

Tekstil uzmanlarının ilk uyarısı, maskelerin en az üç katlı olması gerektiği yönündedir. Eczacılar Odası, maske ve dezenfektan üretiminin artık bir rant kapısı olarak görüldüğüne dikkat çekerken, Kimya Mühendisleri Odası ise dezenfektanların satın alınırken mutlaka ambalaj üzerindeki bilgilerinin kontrol edilmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır.

Üretilen ve kullanımı oldukça yaygın olan kumaş maskelere de olay neredeyse modaya çevrilmiş durumdadır. Baskılı ve logolu maskelerin kullanımı artmaktadır. Koruyuculuğu en fazla olan maskeler sadece beyaz renkte üretilirken, maskelerde boyama işin içine girince, üretim standartlarının daha da yükseldiği, eğer maskeler renkli baskılı ise üreteceği farklı bakterilerin ve virüslerin bilinemeyeceği, aynı zamanda kumaş maskelerin birçoğunun test edilmeden satışa sunulduğu, kumaş maskelerin de belli testlerden geçtikten sonra kullanılabileceği ancak, boyama ve baskı için kullanılan malzemelerin sağlığa zararlı olabileceğine dikkat çekilmektedir.

Özellikle tek katlı maskelerin koruyuculuk oranının yüzde 30’ların altında olduğu, en baştan beri ham madde konusunda sıkıntılar yaşandığı, bu konuda yaptırım ve denetlemeler eksik kalınca piyasaya, tüketiciye satışa sunulan maskelerin birçoğunun bu şekilde hatalı olduğu belirtilmektedir.

Tekstil Mühendisleri Odası, maskelerin kesinlikle üç katlı olması gerektiğini belirtirken, Türkiye’de kullanılan maskelerin problem ve yetersizliğinin tamamen ekonomik olduğu, hammaddelerin dolarla satıldığı için üreticilerinde maliyeti düşürmeye çalışarak bu yolu tercih ettiklerini belirtmektedir.

Diğer taraftan, dezenfektanların aşırı ve uygunsuz kullanımının insan sağlığı için tehdit oluşturduğu Kimya Mühendisleri Odası tarafından açıklanırken, aynı zamanda sahte dezenfektanlara da dikkat çekilmektedir. Pandemi sürecinde çok yoğun bir talep üzerine, firmaların geçici ruhsatlar alıp, piyasaya ürün sürdüğü 3 ay içerisinde de kalıcı ruhsat için başvuruda bulunduğu belirtilmektedir. Piyasada sahte dezenfektanların olduğu, tüketicinin sahte ürünü anlamasının çok zor olabileceği, ancak ambalaj üzerindeki bilgilerin tüketiciyi yönlendirebileceği, ayrıca bu dönemde kullanımı çok fazla artan kolonyalara da dikkat etmek gerektiği belirtilmektedir.

Eczacılar Odası ise piyasada alkollü ve alkolsüz dezenfektanlar bulunduğu, dezenfektanlarda alkol olacak diye bir şartın olmadığı, maske ve dezenfektan üretim ve satışının çok problemli bir boyutlara ulaştığı, eczanelerde satılan ürünlerin tamamının bandrollü ve faturalı olduğu, ancak dışarıda üretilen ve bandrolsüz satılan çok fazla dezenfektan olduğuna dikkat çekerek, bunların koruyucu özelliğinden ziyade insanlara zarar verebileceği belirtmektedir.

Halkların Demokrasi Partisi Grubu olarak, yukarıda açıkladığımız tespitlere göre maskelerin virüse karşı koruyuculuk oranlarının düşük olması ile dezenfektanların büyük bölümünün sahte olmasının, insan sağlığına son derece olumsuz etkilere neden olabileceği göz önüne alınarak, bu durumun incelenmesi ve gerekli önlemlerin acilen alınması amacıyla araştırma komisyonunun kurulmasını çok önemli ve gerekli görmekteyiz.