Kenanoğlu: Hacıbektaş etkinlikleri amacından uzaklaştı

PİRYOL: Nevşehir’de 16-22 Ağustos tarihleri arasında yapılan 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ni değerlendiren HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, etkinliklerin amacına uygun yapılmadığını söyledi.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, bu yıl yapılan 58. Ulusal 32. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ni değerlendirdi. Kenanoğlu, etkinlik afişinde minare görseli kullanılmasını asimilasyon propagandası olarak nitelerken, etkinliğin amacından uzaklaştığını ve bir CHP etkinliği olduğunu belirtti. Alevi örgütlerin etkinliğe coşku kattığını ve 3 koldan Hacıbektaş Dergahına yapılan yalın ayak yürüyüşün önemli olduğunu kaydederek, bunun için Alevi kurumları kutladı.

Kenanoğlu, etkinlikte verilen ödüle ilişkin bir takım iddiaları dillendirirken, Kültür Merkezi’nin adının Kemal Kılıçdaroğlu olmasına da itirazda bulunarak, adının değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Kenanoğlu Hacıbektaş etkinliklerinin CHP etkinliği olmasından duyduğu rahatsızlığı ifade ederken, Hacıbektaş’taki yerli halkın Alevilikten uzaklaştığını söyledi. Etkinliğin uluslararası bir yanının olmadığına işaret eden Kenanoğlu son olarak söz konusu ettiği eksikliklerin düzeltilmesi çağrısı yaptı.

 ‘Son derece yanlış bir logo seçimi’

Etkinliklerin uluslararası boyutunun sadece sözde, isimde olduğunu kaydeden Kenanoğlu, değerlendirmesine şöyle devam etti: “Bu anma etkinliklerinin uluslararası bir boyutu yok. O yüzden ulusal anlamda Türkiye’nin her tarafından insanların geldiği bir anma etkinliği oluyor. Etkinlik değerlendirmesine öncelikle logodan başlamak isterim. Bunu kim seçmiş nasıl seçmiş, neye dayanarak seçmiş bilemiyorum ama görselde bulunan minare asla olmaması gereken bir görseldir. Çünkü Alevi toplumu ve kurumları bu caminin oraya 1836 yılında asimilasyon politikası sonucunda, Hacıbektaş dergahının Alevilerden alınarak Nakşibendilere teslim edilmesi ile yapılan bir cami olduğunu biliyorlar. Dolayısıyla bu camiyi görsele taşımanın, en hafifiyle dikkatsizce, umursamazca bir tavır olduğunu ifade etmek isterim. Bu son derece yanlış bir logo seçimidir. Hacıbektaş dergahında öne çıkarabileceğimiz ve Hünkarın, Pirin makamı dahil olmak üzere birçok yer var. Aslanlı çeşme görsel olarak daha iyi bir seçim olurdu. Tabii burada minarenin tercih edilmesine bir anlam veremedim. Bu etkinliğin inisiyatifi belediyede ve tabii varsa bir komite -olduğu söyleniyor- nasıl bu görseli seçmiş, buna niye dikkat etmemiş açıkçası çok anlam veremdim.”

Kitlesel katılım olmadı

Bu yıl Hacıbektaş’ta çeşitli etkinlikler yapıldığını ifade eden Kenanoğlu, şunları söyledi: “Tabii bu seneki etkinliklerin Muharrem ayına denk gelmiş olmasından kaynaklı daha önce yapıldığı gibi 3 gün içerisinde yapılamadı. Çünkü her sene 16-17-18 Ağustos tarihleri arasında yapılıyordu. Herkes bunu biliyor ve o tarihlerde orada oluyordu. Kitlesel bir katılım oluyor ve Hacıbektaş’ın her yerinde anmalar yapılıyordu. Bu yıl Muharrem ayına denk gelmesi nedeniyle çok erken başlatıldı ve 22’sine kadar da sürdü. Bu yüzden de kitlesel, coşkulu, kalabalık bir etkinlik göremedik. Çok az sayıda insan vardı. Tabii burada Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin hakka yürümesinin 750’inci yılı dolayısıyla UNESCO tarafından Hacı Bektaş Veli Yılı ilan edilmesi, Ahi Evran ve Yunus Emre ile birlikte diğer kurumlar da etkinliklere dahil oldular. Bu vesileyle etkinlikler bir aya da yayılmış oldu. Örneğin Kültür Bakanlığı’nın bir anma etkinliği oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı bir anma etkinliği yapmak istedi ancak bu etkinlik tepkiler üzerine Hacıbektaş’tan Ankara’ya Hacı Bayram Veli camiine çekildi. Yine, Alevi kurumlarının programları vardı. Belediyenin programları vardı.”

 ‘Kendilerince iyi bir katılım vardı’

Hacıbektaş’taki etkinlik programlarını değerlendiren Kenanoğlu şöyle konuştu: “Kültür Bakanlığının etkinliği Kültür Merkezi’nde yapılan bir etkinlikti. Kendilerince iyi bir katılım vardı. Kapalı alanda yapılan bir etkinlikti. Kültür Bakanlığının etkinliğinin hem belediye hem de Alevi kamuoyunca tepki aldığını söylemem gerekir. Çünkü bu tür etkinlikler birkaç el tarafından yürütülmeye başladığı zaman amacının dışına da taşmış olabiliyor. Tabii bu işin sahibi olan belediyenin bu işi amacına ne kadar uygun yaptığı da ayrıca tartışılır. Ancak bütün bunlara rağmen bu etkinliğin bir koordinasyonca yapılması, seçilmiş belediye başkanı ve Alevi kurumlarının da dahil edilerek yapılması bizim açımızdan meşrudur. Bunun dışındaki etkinlikler de -Kültür Bakanlığı etkinliği- alternatif olarak değerlendirildi.”

‘Yürüyüş anlamlıydı ve bunun için Alevi kurumlarını kutluyorum’

Alevi kurumlarının Hacıbektaş etkinliğindeki rolünü ve etkisini değerlendiren Kenanoğlu, şunları ifade etti: “Alevi kurumlarının programı aslında Hacıbektaş’a renk katan, coşku katan ve Alevilerin dilinden, görselinden, inançsal penceresinden bir anma etkinliği oldu. En önemlisi de 3 koldan yürüyen “başım açık yalın ayak yürürüm” Sıtkı Babanın deyişinde olduğu gibi Dergaha 3 koldan yapılan bir yürüyüş vardı. Bu yürüyüşün sloganı “Dergahımızı geri istiyoruz” idi. Buna ek olarak da Alevilerin yok sayılmasına ilişkin söylemler vardı. Barışçıl ve demokratik bir yürüyüşle Hacıbektaş sokakları, caddeleri uzun bir aradan sonra ilk defa böyle bir yürüyüşe sahne oldu. Bu yürüyüş anlamlıydı ve bunun için Alevi kurumlarını kutluyorum. Bu tür etkinliklerin, çalışmaların devam etmesini diliyorum. Diğer taraftan da Alevi kurumları kadın meclisi Kadıncık Ana bahçesinde bir cem erkanı düzenlediler. Sevim Ana’nın yürüttüğü cem erkanı hayata geçirildi. Canlar cem oldular. Bu da anmanın ruhuna uygun yapılan bir etkinlikti. Bu programdan dolayı kendilerini kutlarım. Sembolik de olsa önemli mekanlarda, makamlarda cemlerin, ibadetlerin yürütülmesi önemlidir. 22’sinde dergah önünde Alevi kurumlarının aşure dağıtımı yapıldı. Bu da Alevi inancına ve ritüellere uygun olarak yapıldı. Bu da son derece önemliydi, halka açık olarak yapılmıştı. Alevi kurumları Havı Bektaş Veli anma etkinliklerinde daha etkin rol oynamalılar.”

‘Selmanpakoğlu, Alevi kurumların iradesini yok sayıyordu’

Önceki dönem Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu ile Alevi kurumları arasında gerginlik yaşandığını ifade eden Kenanoğlu, “Bu gerginliğin nedeni de Ali Rıza Selmanpakoğlu’nun Alevi kurumların iradesini yok saymasıydı. Bundan dolayı sorun yaşanıyor ve Alevi kurumlar alternatif etkinlikler yapmak zorunda kalıyor idi” diye belirtti.

CHP etkinliği gibi

Yapılan resmi törenlerin kapalı alanda olması ve halktan kopuk olmasını eleştiren Kenanoğlu, “ Kapalı alana halkın gelmesi zor, çünkü aynı zamanda konserler var. Acaba bu etkinliği organize edeneler halkın oraya gelmesini istemiyor mu? Niye bu etkinliği kapalı alan yerine halkın bulunduğu konser alanında yapmıyorlar? Daha önce bu etkinlikler belediyenin oradaki meydanda yapılırdı. Cumhurbaşkanı başta olmak üzere devlet erkanından da katılımlar olurdu. Burada konuşmalar yapılır ve insanlar da tepkilerini dile getirirlerdi. Yani halkla bir buluşma olurdu. Burada Alevi toplumu kendisini ifade ederdi. Şuan adeta Kültür Merkezine gizlenmiş bir etkinlik vardı. Salon adeta boştu, az sayıda insan vardı. Gördüğüm kaşarıyla CHP ilçe teşkilatlarından ya da çeşitli belediyelerden getirilen insanlar vardı. Çünkü resmi törenler anma etkinliğinin amacının dışında oluyor. Devlet erkanının bu etkinliğe katılmamasından kanyaklı da buradaki sadece bir CHP etkinliği oluyor” diye konuştu.

‘Oraya Kalender Çelebi’nin isminin verilmesi gerekir’

Hacıbektaş’taki Kültür Merkezinin ismine yönelik olarak da Kenanoğlu şu eleştirilerde bulundu: “Kültür Merkezi’nin adı da Kemal Kılıçdaroğlu Kültür Merkezi. En başta da bunu eleştirmek gerekiyor. Kişiden bağımsız olarak söylüyorum; Hacıbektaş’ta bir kültür merkezi yapacaksınız ve buraya bir siyasetçinin adını vereceksiniz. Bu kabul edilecek bir şey değil. Bunu ilk başta Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun reddetmesi gerekirdi. Adımı veremezsiniz, bu doğru değil demesi gerekirdi. Çünkü orada Kalender Çelebi var, Balım Sultan var, Kadıncık Ana var, Cemalettin Çelebi var. Oraya mal olmuş, damgasını vurmuş çok önemli şahsiyetler var. Bütün bunlar ortadayken oradaki kültür merkezine bir siyasetçinin adını vermek açıkçası hiç uygun değil. Biran evvel o kültür merkezinin adı değişmeli. Benim tavsiyem Kalender Çelebi o dergahta çok önemli bir şahsiyettir. Anadolu ve Mezopotamya topraklarında zalimin zulmüne karşı direnişi de sembolize eder. Oraya Kalender Çelebi’nin isminin verilmesi gerekirken bu şekilde yapılması son derece yanlıştır.”

‘CHP’nin çaycıları bile protokol alanındaydı’

Etkinliğin içeriğinin bir CHP etkinliği olduğunu ifade den Kenanoğlu, “CHP milletvekilleri, Belediye Başkanları, CHP meclis üyeleri vs. hepsinin doldurulduğu bir protokol alanında, başka partilerden ise birer ikişer kişinin alındığı bir programdı. Hatta biz heyet olarak gittiğimizde sadece bir kişinin protokol alanına alınacağı söylendi. Bir baktım CHP’nin çaycıları bile protokol alanındaydı. Enteresan bir etkinlikti. Açıkçası etkinliğin amacına uygun olmayan bir resmi etkinlik. Belki de bunun için halktan kaçırılmış, yukarıya hapsedilmiş bir etkinlikti sanırım” dedi.

‘Sırf popüler kişilere ödül vererek bu ödülü sadece zayıflatırsınız, değersiz bir hale getirirsiniz’

Etkinlik ödülünün Yaşar Sayman’a verilmiş olmasına ilişkin ise Kenanoğlu şunları söyledi: “Belediye bu ödülü Uğur Şahin ve Özlem Türeli’ye vermek istemiş. Uzun süre kendilerine ulaşmaya çalışmışlar, ulaşmışlar da ama Uğur Şahin ve Özlem Türeli bu ödülü reddetmiş. Açıkçası çok da doğru yapmışlar. “Ne haddimize, bizim Hacıbektaş öğretisine bir katkımız yok ki. Biz bir şirket sahibiyiz ve burada bilimsel bir çalışma yaparak aşı bulmuşuz ve insanlığın faydasına sunmuşuz. Ama Hacıbektaş öğretisi ile ilgili bir çalışmamız olmamış ki.” İşte bu gerekçe önemli bir gerekçe. Bir ödül yönetmeliği var ve buna uygun davranılması gerekiyor. Sırf popüler ya da öne çıkmış kişilere ödül vererek bu ödülü sadece zayıflatırsınız, hiçleştirirsiniz, kıymetsiz, değersiz bir hale getirirsiniz. Tabii Yaşar Seyman bu anlamıyla tartışılmadı. Bu öğretiye, inanca hizmeti olan biri.  Aday gösterilen isimler arasında da uygun birisi. Kaldı ki, jüriye dayatma yapıldığı iddiaları da var. Belediye Başkanı ve ekibi kimi istiyorsa ona verildiği yönünde bilgiler de var. Bunu Yaşar Seyman’dan bağımsız söylüyorum. Selmanpakoğlu döneminde de daha ulusla Kemalist kişilere bu ödüller veriliyordu. Şimdi ise başka öncelikler ortaya çıkmış durumda ve ona göre ödüller veriliyor. Bu yanlış bir şey. Sonuçta Hünkar Hacı Bektaş Veli adıyla bir ödül veriyorsanız ödül yönetmeliğine de bağımsız jüri anlayışına da uygun davranmalısınız.”

‘Hacıbektaş’ın yerli halkı Alevilikten çok uzaklaşmışlar’

Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerinin amacına uygun şekilde yapılmadığına işaret eden Kenanoğlu, son olarak şunları ifade etti: “Paneller, konferanslar da çok yeterli değil.  Buralara yönelik çalışma olması gerekiyor. Uluslararası boyut yok sadece ulusal boyutta kalıyor. Hacıbektaş’ın yerli halkı Alevilikten çok uzaklaşmışlar. Maalesef ki, orayı ulusalcı Kemalist bakış açısı bir bütün olarak başka bir şeye dönüştürmüş. Yerel halk tarafından Aleviliğin zerre kadar önemi yok. Dolayısıyla siyasi seçimler, tercihler bunun üzerinden yapılıyor. Onun üzerinden gelen, seçilen kişiler de ona göre davranıyorlar. Ama bu Hacıbektaş’a yakışmıyor. Bu şekilde olması doğru değil. Orası Serçeşme ve Serçeşmeye uygun bir bakış açısı ve yönetim anlayışı olması gerekiyor. Umarız bundan sonra bunlarıhan düzeltilmesine yönelik adımlar olur. Bütün bunlara rağmen her yıl Hacıbektaş’ta olmaya, Pirimizi anmaya ve orada halkımızla buluşmaya devam edeceğiz. Cümle canlara aşk olsun.”


Haber: PİRYOL