Kenanoğlu: İçişleri Bakanı’nın danışmanı hangi amaç ve sıfatla Alevi kurumlarını ziyaret ediyor?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı olduğunu söyleyen Ali Arif Özzeybek ile beraberindeki kişilerin Alevi kurumlarına yönelik ziyaretlerini Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, Cumhurbaşkanlığı’na verdiği soru önergesinde AKP iktidarı döneminde yapılan Alevi çalıştaylarının sonuç metinlerinde kayda geçen taleplerin gerçekleştirilmediğini belirterek Ali Arif Özzeybek’in, “Bir ihtiyacınız var mı?” diyerek Alevi kurumlarına yaptığı ziyaretlerin sebeplerini ve amaçlarını sordu.

Soru önergesi metni aşağıda yer almaktadır.


 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

 

Aşağıda belirtilen sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat OKTAY tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Dr. Ali Arif Özzeybek’in son aylarda Türkiye’de il il dolaşarak Cemevlerini ve Alevi kurumlarını ziyaret ettiği ve ‘bir ihtiyacınız var mı?’ ‘bir talebiniz var mı?’ gibi sorular sorduğu kamuoyuna yansımıştır.

Öncelikle kamuoyunda “Alevi Açılımı” olarak bilinen ve bu iktidarın en çok övündüğü konulardan biri olan “Alevi Çalıştayları” önce Erdoğan, daha sonra Davutoğlu ve en son Binali Yıldırım hükümetlerinin sunduğu “eylem planları” çerçevesinde gündeme gelmiş ve söz konusu açılım sürecinde, ilki 3-4 Haziran 2009’da sonuncusu da 28-30 Ocak 2010 tarihlerinde olmak üzere, yedi Alevi Çalıştayı yapıldığını ve 2010 yılında nihai raporun yayımlandığını tekrar hatırlatmak faydalı olacaktır.

Alevi yurttaşlarımızın belli başlı sorun ve taleplerinin demokrasi ve insan hakları temelinde ele alınıp değerlendirme amacı taşıyan bu hükümet girişimi, Alevilerin beklentileri doğrultusunda sonuçlanmasa da devletin arşivlerinde yerini almıştır.

Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında zorunlu din derslerinin kaldırılması, 2015 yılında Cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması ile ilgili verdiği kararlar ile bu hususta Danıştay’ın ve Yargıtay’ın verdiği yerel mahkeme kararları mevcut iken, ulusal ve uluslararası mahkeme kararlarının neden uygulanmadığı bir soru olarak cevap beklemektedir.

İçişleri Bakanlığının başlattığı bu girişim ise geçmişte AKP iktidarının yapmış olduğu Alevi çalıştayları, bu çalıştaylar neticesinde elde ettiği sonuçları, ortaya koyduğu raporları, açıklamaları, bilgileri, belgeleri bir bütün olarak yok sayma anlamı taşımaktadır.

AKP iktidarı döneminde yapılan yedi Alevi çalıştayı neticesinde Alevilerin talepleri kayıtlara geçmişken, bu somut taleplerin iktidar tarafından kabul edilip çözüme kavuşturulması orta yerde dururken, İçişleri Bakanının bir danışmanı tarafından “Alevi kurumlarımıza bir ihtiyacınız var mı?” diye sorulması tam bir ciddiyetsizlik örneğidir.

Türkiye’de yaşayan yaklaşık 25 milyon Alevi yurttaşı Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana inancını özgürce sürdürebilmek için hukuksal ve meşru mücadelesini devam ettirmektedir. Cemevlerinin ibadethane sayılması, zorunlu din dersi uygulamasına son verilmesi, AİHM kararlarının uygulanması, Diyanet İşleri Başkanlığının lağvedilmesi, Alevi köylerine cami yapılması uygulamasına son verilmesi, Madımak’ın utanç müzesi olması, Alevilerce kutsal sayılan ziyaretgahların korunması, Alevilerin kamu kuruluşlarında görev alabilmesi gibi bir dizi eşit yurttaşlık talepleri varken, İçişleri bakanının bir danışmanın, yanına Kültür ve Turizm İl Müdürünü alıp (Cumhurbaşkanlığının bilgisi dahilinde olduğunu belirterek) Alevi kurumlarını ve Cemevlerini ziyaret etmesi, adeta “kum, çimento, boya, badana, tadilat, masa, sandalye vb. ihtiyacınız var mı?” tarzında dolaşması, iktidarın geçmişte yaptığı bütün çalıştayların ve sonuçlarının göz ardı edildiği anlamı taşımaktadır.

Aleviler bu ülkede yıllar boyunca katliamlara maruz kalmışken, inançları ve ibadetleri yasaklanmışken, haklarının veya taleplerinin karşılanması gerekirken, tam aksine her daim evlerinin işaretlenmesi veya hakaret söylemleri ve tehditler ile karşı karşıya kalmıştır.

Eğer iktidar Alevilerin sorunlarını gerçekten çözmek istiyorsa bunu İçişleri bakanının bir danışmanı tarafından değil, geçmiş AKP iktidarları döneminde yapılmış olan Alevi çalıştaylarını da yok saymadan, direk Alevi kurumlarının çatı örgütleri ile diyaloga geçerek yapmalıdır.

Bu bağlamda;

  1. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Dr. Ali Arif Özzeybek’e Alevi kurumlarını gezme görevi kim tarafından verilmiştir?
  2. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Dr. Ali Arif Özzeybek, ne amaçla, hangi sıfatla Alevi kurumlarını ziyaret etmektedir?
  3. İktidar Alevilerin hak ve taleplerinin neler olduğunu bir danışman aracılığı ile mi öğrenmeye çalışmaktadır?
  4. AKP iktidarı döneminde yapılan Çalıştaylar neticesinde elde edilen bilgiler, belgeler neden yok sayılmaktadır?
  5. Çalıştaylar sonucunda elde edilen bilgiler, belgeler yeterli değil midir ki yeni bir çalışma mı yürütülmektedir?
  6. İçişleri bakanı daha önceki hükümetlerin yaptığı çalışmaları, kendinden önceki dönemi yok mu saymaktadır?
  7. İçişleri bakanı sürekli kendisinden önceki dönemlerde yapılan çalışmaları olumsuzlarken, önceki iktidarlarınız döneminde yapılan Alevi çalıştaylarını da mı bu şekilde değerlendirmektedir?
  8. Alevi Çalıştayları sonucunda bir bütün olarak Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri devletin arşivinde varken İçişleri Bakanınca yeniden bilgi ve belge toplama ihtiyacına neden gerek duyulmaktadır?
  9. İçişleri bakanının yürüttüğü bu çalışma Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin bilgisi dahilinde midir? Yoksa bağımsız bir çalışma mı yürütülmektedir?
  10. AİHM’in, 2014 yılında zorunlu din derslerinin kaldırılması, 2015 yılında Cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması ile ilgili verdiği kararlar ile bu hususta yerel mahkemelerin verdiği kararlar yıllardır uygulanmaz iken Alevilerin taleplerini tekrar keşfe çıkmak ne anlama gelmektedir?
  11. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Dr. Ali Arif Özzeybek bugüne kadar hangi illerde hangi kurumları ziyaret etmiştir? Ziyaret ettiği veya etmediği kurumlar hangi kriterlere göre tercih edilmektedir?
  12. Cemevlerinin ibadethane sayılması, zorunlu din dersi uygulamasına son verilmesi, Diyanet İşleri Başkanlığının lağvedilmesi, Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmesi, Madımak’ın utanç müzesi olması, Alevilerce kutsal sayılan ziyaretgahların korunması gibi eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması, Alevi çalıştayları yok sayılarak İçişleri bakanının bir danışmanına mı havale edilmiştir?