Alevi Oldukları İçin Cinayet Zanlısı İlan Edilip İşkenceye Maruz Kaldılar

HDP İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, İzmir’in Menemen ilçesinde Suriyeli hamile bir kadın ve 5 yaşındaki oğlunun öldürülmesi olayına karıştıkları gerekçesiyle, alt komşuları olan Tunceli nüfusuna kayıtlı Elkatmış ailesinden baba ve iki oğlunun, ambülans ve yardım çağrısında bulunmalarına rağmen gözaltına alınmasını, karakolda memleketleri ve Alevi olup olmadıklarının sorularak, Alevi olduklarının anlaşılması üzerine suçu üzerlerine almaları için üç gün boyunca işkence gördüklerini, daha sonra hiçbir delil olmaksızın tutuklanarak 1 ay cezaevinde kaldıkları, nihayetinde gerçek suçlunun yakalanması üzerine serbest kalmalarına rağmen dosyanın neden kapatılmadığı ile ilgili hem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hem de Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e soru önergesi verdi.

Soru önergeleri metni aşağıdadır.


 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıda belirtilen soruların İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

İzmir’in Menemen ilçesinde 4 Şubat 2020 tarihinde, Suriyeli hamile kadın Manar Alahmed bıçaklanarak ve 5 yaşındaki oğlu Muhammed boğularak öldürülmüşlerdir.

Suriyeli ailenin alt komşuları olan Tunceli nüfusuna kayıtlı Hasan Elkatmış ile oğulları Ozan Elkatmış ve Şahin Elkatmış olayın yaşandığı eve çıktıklarında hemen ambülans ve polise haber vermişlerdir. Gelen ekipler evlerine gitmelerini söylemiştir.

Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri öncelikle yardım çağrısında bulunan Elkatmış ailesini ifade için karakola çağırmış, Adından aile üyeleri gözaltına alınmış, suçu üzerlerine almaları için 3 gün boyunca tehdit ve işkenceye maruz bırakılmış ve Adliyeye sevk edilerek çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdir.

Ailenin avukatının ısrarlı takibi ve görüşme talebi bütün engellemeler rağmen gerçekleştiğinde, Şahin Elkatmış, sorgu sırasında kendisine memleketini ve Alevi’misin diye sorulduğunu, 3 gün boyunca dövüldüğünü, sadece boxer kalacak şekilde çıplak soyulduğunu, elinin arkadan kelepçe ile bağlandığını, kafasına defalarca vurulduğunu, saçının çekildiğini, kaburga bölgesine çok fazla darbe aldığını, nefes almakta zorlandığını, polislerin ara ara değiştiğini, suçu kabul etmesi yönünde sürekli baskı uygulandığını, küfür ile tehdit edildiğini beyan etmiştir.

Karakoldaki bu uygulama nedeniyle Avukat savcılığa şikayet dilekçesi vermiş, fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğünü belirten müvekkili için doktor muayenesi talep etmiş ancak doktor muayenesine götüren kolluk görevlileri müvekkili doktor ile başbaşa bırakmamış kolluk görevlileri müvekkilin orada durumu anlatmasına müsaade etmemişlerdir.

Soruşturma dosyasında Elkatmış ailesi ile aleyhine herhangi bir delil olmamasına rağmen haksız yere tutuklanmışlardır.

Elkatmış ailesinin üç ferdi baba ve iki oğlu hapishanede hiçte hakketmedikleri halde cinayet zanlısı oldukları için psikolojik şiddete maruz kalmışlardır.

Bir ay hapishanede kalan Elkatmış ailesin suçsuz olduğu, Suriyeli gerçek zanlının bulunması ile ortaya çıkmış ve zanlı suçunu itiraf ettiği için serbest bırakılmışlardır.

Elkatmış ailesinin, karakolda gördüğü bu baskı neticesinde ve savcılığın delilsiz tutuklaması sonrasında, ailenin yaşadığı çevrede ve kamuoyunda haksız bir nefret dilinin oluşmasına ve ailenin psikolojik travma yaşamasına neden olmuş ve aile bulunduğu yerden taşınmak zorunda kalmıştır.

Bu bağlamda

1- Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polisler hakkında, Elkatmış ailesinin fertlerine yukarıda özetle anlatılan kasten yaralama, kötü muamele ve temel hak ve özgürlüklerin ihlali niteliğini taşıyan eylemler nedeniyle bir soruşturma başlatılmış mıdır?

2- Üç günlük gözaltı süresince soruşturmayı yürüten Menemen Merkez Polis Merkezinde (Asayiş Şube) görevli polisler tarafından, Elkatmış ailesine sadece cinayet soruşturması nedeniyle değil, Tunceli nüfusuna kayıtlı ve Alevi olmaları nedeniyle fiziksel ve psikolojik şiddet uygulanması hakkındaki iddialara ilişkin ayrıca bir soruşturma yürütülecek midir?

3- Elkatmış ailesinin karakola çağrıldığında nereli olduklarının, Alevi’misiniz? diye sorulmasının nedeni nedir? Ailenin Alevi olduğunun anlaşılması sonrasında işkence ile suçun üzerlerine yıkılmaya çalışılmasının gerekçesi nedir?

4- İktidarın işkenceye sıfır tolerans iddiaları nedeniyle olaya karışan kolluk güçleri soruşturma tamamlana kadar görevden el çektirilmiş midir?

5- Doktor muayenesinde aileye uygulanan şiddetin doktora anlatılmasına müsaade etmeyen görevliler hakkında bir işlem başlatılmış mıdır?


 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıda belirtilen soruların Adalet Bakanı Abdülhamit GÜL tarafından anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü ’nün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

İzmir’in Menemen ilçesinde 4 Şubat 2020 tarihinde, Suriyeli hamile kadın Manar Alahmed bıçaklanarak ve 5 yaşındaki oğlu Muhammed boğularak öldürülmüşlerdir.

Suriyeli ailenin alt komşuları olan Tunceli nüfusuna kayıtlı Hasan Elkatmış ile oğulları Ozan Elkatmış ve Şahin Elkatmış olayın yaşandığı eve çıktıklarında hemen ambülans ve polise haber vermişlerdir. Gelen ekipler evlerine gitmelerini söylemiştir.

Olayla ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri öncelikle yardım çağrısında bulunan Elkatmış ailesini ifade için karakola çağırmış, Adından aile üyeleri gözaltına alınmış, suçu üzerlerine almaları için 3 gün boyunca tehdit ve işkenceye maruz bırakılmış ve Adliyeye sevk edilerek çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdir.

Ailenin avukatının ısrarlı takibi ve görüşme talebi bütün engellemeler rağmen gerçekleştiğinde, Şahin Elkatmış, sorgu sırasında kendisine memleketini ve Alevi’misin diye sorulduğunu, 3 gün boyunca dövüldüğünü, sadece boxer kalacak şekilde çıplak soyulduğunu, elinin arkadan kelepçe ile bağlandığını, kafasına defalarca vurulduğunu, saçının çekildiğini, kaburga bölgesine çok fazla darbe aldığını, nefes almakta zorlandığını, polislerin ara ara değiştiğini, suçu kabul etmesi yönünde sürekli baskı uygulandığını, küfür ile tehdit edildiğini beyan etmiştir.

Karakoldaki bu uygulama nedeniyle Avukat savcılığa şikayet dilekçesi vermiş, fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğünü belirten müvekkili için doktor muayenesi talep etmiş ancak doktor muayenesine götüren kolluk görevlileri müvekkili doktor ile başbaşa bırakmamış kolluk görevlileri müvekkilin orada durumu anlatmasına müsaade etmemişlerdir.

Soruşturma dosyasında Elkatmış ailesi ile aleyhine herhangi bir delil olmamasına rağmen haksız yere tutuklanmışlardır.

Elkatmış ailesinin üç ferdi baba ve iki oğlu hapishanede hiçte hakketmedikleri halde cinayet zanlısı oldukları için psikolojik şiddete maruz kalmışlardır.

Bir ay hapishanede kalan Elkatmış ailesin suçsuz olduğu, Suriyeli gerçek zanlının bulunması ile ortaya çıkmış ve zanlı suçunu itiraf ettiği için serbest bırakılmışlardır.

Elkatmış ailesinin, karakolda gördüğü bu baskı neticesinde ve savcılığın delilsiz tutuklaması sonrasında, ailenin yaşadığı çevrede ve kamuoyunda haksız bir nefret dilinin oluşmasına ve ailenin psikolojik travma yaşamasına neden olmuş ve aile bulunduğu yerden taşınmak zorunda kalmıştır.

Bu bağlamda

1- Elkatmış ailesinin kimlikleri ve ikametleri belli olmasına, kaçma şüpheleri olmamasına, 27 yıldır aynı adreste ikamet etmeleri, üçünün de sabıkasız olması, mevcut durumda delillerin yok edilmesi, karartılması, değiştirilmesi ya da gizlenmesi mümkün olmamasına rağmen, (suç konusu olaya ilişkin tüm deliller adli makamlara intikal etmiştir.) tutuklama koşulları yokken, tutuklama kararı verilerek, tutuklamanın bir tedbirden öte cezaya dönüşmesine nasıl karar verilmektedir? Sonradan suçsuz oldukları ortaya çıkan aileye yaşatılan bu tutuklama kararını verenler hakkında bir inceleme başlatılacak mıdır?

2- Delil yetersizliği olmasına rağmen tutuklanan aileye isnat edilen suç hakkında başlatılan soruşturmayla ilgili olarak gizlilik kararı alınmış, ancak gizlilik kararı savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olmaması gerekirken bu gizlilik kararı savunma avukatına uygulansa da, soruşturmaya ilişkin bilgiler ve fotoğraflar muhataplarından önce bazı medya kuruluşlarına sızdırılmıştır. Bunda sorumluluğu bulunan görevliler hakkında bir işlem başlatılacak mıdır?

3- Menemen T Tipi cezaevine girişi sırasında, Şahin Elkatmış’ın omuzlarından aşağıda olan saçlarının izni ve rızası olmadan zorla (asker traşı şeklinde) kesilmesi eylemini (kasten yaralama, kötü muamele, temel insan haklarının ihlali) gerçekleştiren cezaevindeki ilgililer ve sorumlular hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır?

4- 02.03.2020 tarihinde gerçek suçlunun yakalanması neticesinde Elkatmış ailesinin tahliyesine karar verilmiş, suçsuz oldukları kesinleşmiştir. Ancak, aile üyelerinin adli kontrol şartı ile tahliyesine ve 3 ay boyunca karakola imza vermelerine nasıl karar verilmektedir?  Bu kararı veren sorumlular hakkında bir soruşturma açılmış mıdır?

5- Elkatmış ailesinin suçsuz olduğu kesinleştiği halde, dosya neden açık tutulmakta ve kapatılmamaktadır?

6- Elkatmış ailesinin karakola çağrıldığında nereli olduklarının sorulması ile Alevi olduklarının anlaşılmasının, aileye yaşatılan hukuksuzluk silsilesinde etkisi var mıdır?