Evi işaretlenen Alevi yurttaşın mağduriyetini paylaşması nasıl suç olabilmektedir!?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, İstanbul’un Esenyurt ilçesinde kapısına işaret konulan ve ırkçı yazılama yapılan Alevi yurttaş Sezer Öztürk‘ün mağduriyetini İçişleri Bakanlığı’na verdiği soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Sezer Öztürk’ün şikayet için gittiği karakolda “halkı kin ve nefrete teşvik etme” suçlamasıyla tehdit edildiğini belirten Kenanoğlu, 2012 yılının Şubat ayından bu yana benzer olaylara dair verdiği 37 soru önergesinin yanıtsız bırakıldığını da hatırlatarak “Karakolda görev yapan polisler mağdur vatandaşımızın sosyal medya paylaşımlarını neden sildirmiştir?” diye sordu.

Soru önergesi metni aşağıda yer almaktadır.


 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıda belirtilen sorularımın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

 

Sivas/İmranlı nüfusuna kayıtlı Alevi vatandaşımız Sezer Öztürk’ün İstanbul Esenyurt’da yaşadığı evinin duvarı (X) işaretlenip “Alevi defol Kürt” diye yazılmıştır.

Yaşadığı bu olayı karakola bildiren Sezer Öztürk’e ise karakoldaki polisler “Olayı neden sosyal medyada paylaştın? Halkı kin ve nefrete teşvik etmekten hakkında soruşturma açılabilir” denildiği öğrenilmiştir.

İstanbul Esenyurt’ta yaşayan Sezer Öztürk, evinin duvarına ırkçı yazılamaları evden çıktığı esnada fark ederek, fotoğrafını çekip sosyal medya hesabından paylaşım yapmıştır. Suç duyurusunda bulunmak üzere Kıraç Polis Merkezi’ne giden Öztürk, polislerin evine gelip parmak izi aldığını, sonra ifade vermek için karakola gittiğini, ifadesi alınırken sorulan sorular üzerine, HDP’ye üye olduğunu, Alevi olduğu için partinin bu tür etkinliklerine katıldığını, Cemlere katıldığını, Madımak, Çorum gibi anma törenlerinde yer aldığını söylemiştir.

Memleketini de soran polislere; Sivas İmranlı Kılıç köyünden olduğunu, yüzyıllardır süregelen bu saldırıların kanına dokunduğunu belirterek bu sebepten dolayı olayı sosyal medyada paylaşım yaparak tepkisini göstermek istediğini söylemiştir.

Soruşturmanın sonunda görevli amirin, ‘Neden sosyal medyada paylaşım yaptın? Bunlar halkı kin ve nefrete teşvik ediyor. Bundan dolayı hakkında işlem başlatma söz konusu olabilir.’ dediğini, kendisinin ise mağdur olduğunu, bu paylaşımı yaptığı için hakkında neden işlem yapılacağını sorduğunu belirtmektedir. Polislerin yanında paylaşımını silmek zorunda kaldığını ifade etmektedir?

Alevilere yönelik nefret söylemleri, tehditler, evlerine çarpı (X) işareti konulması gibi saldırılar Alevi toplumuna karşı nefret suçu içermektedir. Bu nefret suçunu işleyenlerin üzerine ciddiyetle gidilmediği, faillerine ulaşılmadığı, kamuoyuna doğru bilgi verilmediği ve saldırganlar hiçbir cezai işleme tabi tutulmadığı için Alevilere düşmanlık besleyenler cesaret bulmakta ve aramızda rahatlıkla dolaşmaktadırlar.

Muhtelif tarihlerde, evler, kapılar, duvarlar, sokak başları, araçlar, apartmanlar, dernekler gibi onlarca ev veya mekâna işaretleme, hakaret gibi tehditler yazılmış olup Şubat 2012 tarihinden bugüne kadar (son vaka ile birlikte) kamuoyuna yansıyan (38) otuzsekiz vaka bulunmaktadır.

Bu bağlamda;

  1. Yaşadığı evinin duvarına (X) işareti konulup “Alevi defol Kürt” diye yazılan vatandaşın karakola yaptığı başvuru üzerine olay hakkında soruşturma başlatılmış mıdır?
  2. İstanbul/Esenyurt Kıraç karakolunda görev yapan polisler, olayın üzerine gitmesi gerekirken mağdur olan Alevi vatandaşımızın sosyal medya paylaşımını neden sorgulamaktadır?
  3. Bir insanın yaşadığı bir mağduriyeti sosyal medyada duyurması, halkı kin ve nefrete teşvik etme suçuna nasıl girmektedir?
  4. Karakolda görev yapan polisler mağdur vatandaşımızın sosyal medya paylaşımlarını neden sildirmiştir?
  5. Kanıt niteliği taşıyan fotoğrafların silinmesi delil karartma değil midir?
  6. Yukarıda ki son vakadan önce yaşanan ve kamuoyuna yansıyan otuzsekiz (37) vaka ile ilgili ne tür bir işlem yapılmıştır? Faili tespit edilen vakalar var mıdır? Var ise haklarında ne tür işlem yürütülmüştür?
  7. İçişleri bakanlığına verdiğimiz soru önergeleri neden cevapsız bırakılmaktadır?
  8. Önümüzdeki günlerde daha ciddi sorunlara yol açmadan, saldırıyı yapanlar hakkında etkin soruşturma yürütülecek midir?
  9. Ev işaretlemesi yoluyla Alevilere yönelik gerçekleştirilen saldırılara ilişkin bakanlığınızca hazırlanmış bir rapor mevcut mudur?
  10. Bu tür saldırıları engellemek adına bakanlığınız tarafından alınması gereken önlemler konusunda yürütülen bir çalışma var mıdır?