Kenanoğlu, Diyanet’in provokatif Hacı Bektaş Veli etkinliğini Meclis gündemine taşıdı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) Nevşehir Valiliği’yle birlikte Hacı Bektaş Veli’nin 750. ölüm yıldönümü vesilesiyle Nevşehir’de düzenlemek istediği provokatif etkinliği Meclis gündemine taşıdı. Cumhurbaşkanlığı’na verdiği soru önergesinde Kenanoğlu, söz konusu provokatif etkinliğin Alevi inanç ve ibadet biçimleriyle hiçbir yakınlığı olmayan ritüellerle gerçekleştirilmek istendiğini belirterek etkinliğin asimilasyon amaçlı olduğunu ifade ediyor.

18 Ağustos 2021 tarihinde yapılması planlanan etkinliğin, Alevi kurumları ve kamuoyu tarafından Alevilere yönelik bir meydan okuma ve asimilasyon girişimi olarak değerlendirildiğini aktaran Kenanoğlu, Cumhurbaşkanlığı’na “Diyanet İşleri Başkanlığı, 7 Alevi Kurumunun düzenleyeceği Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliğine karşı alternatif bir program çıkararak ne yapmaya çalışmaktadır?” diye sordu.

Soru önergesi metni aşağıda yer almaktadır.


 

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

 

Aşağıda belirtilen sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat OKTAY tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Nevşehir Valiliği ile birlikte Hacı Bektaş Veli’nin vefatının 750. Yıldönümü münasebetiyle gerçekleştirileceği “Muharremiye” adlı program kamuoyuna duyurulmuştur.

18 Ağustos 2021 tarihinde Hacı Bektaş Dergahında düzenleneceği duyurulan söz konusu programda, Kuran-ı Kerim tilaveti, mersiye, oruç açma, mevlid, hatim, cami ve öğrenci evi açılışı gibi etkinliklere yer verileceği öngörülmüştür.

Aleviler açısından ser çeşme olarak tanımlanan Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın tarihi 13. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Dergah, o tarihten bu yana Aleviler için başta gelen inanç merkezlerinden biri olagelmiş, her yıl Alevilerin Piri, inanç önderi,  Serçeşme başı Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri, Hacıbektaş Belediyesi ve Türkiye ve  Avrupa Alevi Kurumlarının temsiliyetleri ile Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirilmektedir.

Bu doğrultuda, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Avrupa Alevi Bektaşi Konfederasyonu (AABK) ve Alevi Dernekleri Federasyonu’ndan (ADFE) oluşan 7 Alevi Kurumu’nun ve bunlara bağlı dernek ile cemevlerinin 16-22 Ağustos 2021 tarihinde Hacı Bektaş Veli Dergahında anma etkinliği düzenleyeceği kamuoyuna açıklanmıştır.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 18 Ağustos’ta yapmaya çalıştığı etkinlik, tam anlamıyla Alevi Kurumlarının düzenleyeceği etkinliğe alternatif olma niyetiyle, tilavet, mersiye, oruç açma, mevlid, hatim gibi Alevi inanç ve ibadet biçimleriyle hiçbir yakınlığı olmayan ritüellere yer verilerek Alevi inancının gerçekliğini yok sayan asimilasyon politikalarına bir yenisini ekleme adımıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevi inancını ve inançsal değerlerini yok saymakta ve Alevi inancının ritüellerine ve değerlerine karşı yasakçı bir bakış açısı sergilemektedir. Örneğin; Cemevlerinin ibadethane olamayacağını kırmızı çizgi olarak açıklamış ve kesinlikle Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmeyeceklerini beyan etmiştir. Alevilerin inançsal değerleri içerisinde yer alan adak adama, kurban kesme, mum yakma, dilek dileme gibi ritüellerinin kendi kabul ettiği inanca göre yasak olduğunu söylemektedir. Bunun en önemli örneği de Alevilerin çeşitli inanç ve ibadet yerleri ile Alevi Dergahlarına Alevi inancının ibadetlerinde yer alan (adak adama, kurban kesme, mum yakma, dilek dileme) gibi birçok inanç ritüelinin yasak olduğunu belirten tabelalar astırmasıdır. Bu da Alevi inancına nasıl yaklaştığını gösteren başka bir önemli örnektir.

Oysa Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Bütün sayılan bu değerler de Alevi inancı içerisinde yerine getirilen ritüellerdir. Tüm bunlardan kaynaklı olarak şunu söyleyebiliriz ki; Diyanet İşleri Başkanlığı Alevi inancını yasaklamaktadır. Ve Alevi inancına yönelik bakış açısı da asimilasyoncu bir bakış açısından ibarettir.

Diğer taraftan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı bu etkinlik kamuoyuna duyurulduktan sonra tüm Alevi kurum ve kuruluşları bu etkinliği bir provokasyon, Alevilere karşı bir meydan okuma, Alevilerin kendi inanç ve ibadet merkezlerinde bir asimilasyon etkinliği olarak değerlendirmektedirler.

Bu bağlamda;

  1. Diyanet İşleri Başkanlığı Hacı Bektaş Dergahında, Alevilerin inancıyla hiçbir bağı olmayan böyle bir etkinliği neden düzenleme gereği duymuştur?
  2. Diyanet İşleri Başkanlığı, 7 Alevi Kurumunun düzenleyeceği Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliğine karşı alternatif bir program çıkararak ne yapmaya çalışmaktadır?
  3. Böyle bir etkinliğin düzenlenmesi esnasında Alevi kurumlarından görüş alınmış mıdır? Alınmışsa hangi kurumlar bu konuda olumlu görüş bildirmiştir?
  4. Alevilerin ibadethanesi olan Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmeyen, Alevilerin inançsal değerlerini ve ritüellerini yasakçı bir anlayışla yok sayan Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevilerin Piri olan Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerinde böyle bir etkinliği düzenleme gereğini neden hissetmiştir?
  5. Bütün Alevi kurumlarının tamamının bir provokasyon ve asimilasyon politikası olarak gördüğü bu etkinlik iptal edilecek midir?
  6. Tüm Alevi kurumlarının ve Alevi kamuoyunun bir asimilasyon politikası olarak gördüğü bu etkinliğin yapılması halinde bir provokasyona sebep olacağı öngörülememekte midir?