ManşetYazılar

Geliyorum Diyen 6 Şubat Depremi ve Tabut Evler Gerçeği

2021 yılında Elâzığ ve İzmir depremleri sonrasında TBMM’de kurulan “Depreme karşı alınabilecek önlemlerin ve depremlerin zararlarının en aza indirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan meclis araştırma komisyonu”nda HDP grubu adına görev yaptım.

İsmine baktığınızda bir hayli önemli olan bu komisyonun hakikaten önemli işler yaptığını söylemeliyim. Dört ay boyunca çalışan bu komisyonda her partiden bulunan Milletvekilleri özveriyle ve dikkatle çalışma yürüttüler.

Komisyon boyunca Depremle ilgili çalışma yapan akademisyenleri, üniversitelerdeki ilgili birim yöneticilerini, Devletin ilgili tüm kurumlarını ve sahada konunun muhataplarını, mağdurlarını da dinleyerek toplamda 500 sayfa tutan ve hakikaten önemli tespit e önerileri olan bir rapor ortaya koyduk.

İşin bu yönünde bir sorun yoktu sorun uygulamada olduğunu aslında hepimiz biliyorduk. O nedenle daha komisyonun ilk toplantısında şu öneride bulunmuştum;

“Bu kadar kişi bu kadar uzun süre ve bu kadar emek sarf ederek bir rapor ortaya koymak yerine bu kadar zaman ve emek kaybına neden olmak yerine bu işi başarmış, eskiden depremlerde çok sayıda insan kaybeden ama sonra bu işi çözen ve artık yüksek ölçekli depremlere rağmen az sayıda yıkım ve kayıpla bunları atlatan ülkeler var ki bunların en başında Japonya ve Şili gelmektedir. Bir heyet oluşturalım ve Şili’ye gidelim bu işi nasıl becerdiklerini rapor edelim veya Şili’den konuyla ilgili bir heyeti buraya davet edelim”

Diye önermiştim. Japonya herkesin bildiği bir örnekti ama Şili ekonomik olarakta çok gelişmiş bir ülke olmadığı halde deprem kaybını en aza indirmiş bir ülkeydi. O nedenle Şili örneğini vermiştim.

Tabiki bu önerimiz kabul görmedi ve biz komisyon olarak çalışmaya devam ettik. Bir komisyon üyesi olarak ilk yaptığım iş bizden önce bu konuda Mecliste ne yapıldığına bakmak olmuştu. Gördüğüm bizden önce 1962’den bu tarafa dokuz komisyon kurulmuş ve rapor yayınlamıştı. O raporları alıp inceledim. 1999 Depremine kadarki raporlar çok kısa ve deprem sonrasındaki durum tespitine yönelikti. Çok azında öneriler vardı ve bu öneriler genelde imar düzenlemesi disiplinine yönelikti. 1999 Depremi sonrasında kurulan Komisyon daha geniş bir çalışma yapmış ve birçok öneri rapor etmişti.

Ama benim gördüğüm tüm bu raporların raflarda kaldığıdır. Hükumet bu raporlar doğrultusunda bu raporların önerdiği işleri yapmamış, öneriler doğrultusunda kanunlar çıkartıp düzenlemeler yapmış.

Dolayısıyla bizim o kadar masraf ve emekle iyi niyetle çalışarak hazırladığımız raporun tozlu raftlarda kalacağını görebiliyorduk. Bu eleştirilerimizi de hem rapora yaptığımız ekte hem de komisyon çalışmaları esnasında belirttik.

Bizden önce hazırlanan dokuz raporda ve bizim raporda da belirlen en önemli eksik denetim mekanizmasının oluşturulmaması, Belediyelerin, Müteahhitlerin, ilgili ve yetkili birimlerin denetim konusunda, yürürlükteki yönetmelik ve kanunları uygulama konusunda titiz davranmadığı tam tersine bu kanun ve yönetmeliklerdeki boşlukları bularak bunları uygulamamanın yöntemlerini veya tamamen yok sayarak davrandıkları yönündeydi.

Depremlerdeki yıkım ve kayıpların en büyük sebebi buydu. Bu sorunun çözülmediği bu kanun ve yönetmeliklere uymayan yetkililere yeterli caydırıcı cezai yaptırım uygulanmadığı sürece bu sorunun çözülmeyeceği çok net olarak ortada durmaktadır.

Maraş – Adıyaman – Hatay Hattına dikkat çekildi.

Temmuz 2021’de kurulan ve dört ay boyunca deprem çalışan komisyonun en önemli gündemi İstanbul Depremi idi. İstanbul’da beklenen bir deprem olduğu ve bu konuda öncesi ve sonrası neler yapılması gerektiği konusunda çokça mesai yapıldı. İstanbul Belediyesi, İstanbul Valiliği ve Çevre Şehircilik Bakanlığı yetkilileri ile hatta bizzat Bakanın kendisi ile de durum tartışıldı.

Komisyon çalışmaları esnasında kimi akademisyenler özellikle Maraş – Adıyaman – Hatay hattına dikkat çekmişler ve yakın zamanda bu hatta büyük bir deprem olasılığından söz etmişlerdi. Hatta komisyonda MHP adına bulunan Hatay Milletvekili konuyla ilgili kaygı ve korkularını komisyondaki sunumlardan sonra dile getirmişti.

Komisyon çalışmaları esnasında gördüğümüz net tablo ise Türkiye Hükumetleri depreme karşı tedbir almak değil depremden sonraki “yardım” çalışmalarını nasıl yapacağına odaklanmış durumdadır. 6 Şubat depremi bize gösterdi ki depremin zararlarını en aza indirecek tedbirleri almazsanız deprem sonrasında oluşan yıkımın tahribatını da ne engelleyebilirsiniz ne de yönetebilirsiniz.

6 Şubat Depremlerinden 3 ay öncesinde komisyon çalışmaları ile ilgili ne tür çalışmalar yapıldığı ve yapılması gerekenlerin neden yapılmadığı ile ilgili 13 Bakanlığa ayrı ayrı soru önergeleri vererek deprem gündemini ve raporun gereğinin yerine getirilmesi gerektiği uyarılarını yaptık.

Yine Kasım/2022 de rapor doğrultusunda yapılması gereken düzenlemelerle ilgili 40 maddelik bir kanun teklifini Meclis Başkanlığına sundum.

Bütün bunlar aslında 2021 de kurulan komisyon sonrasında deprem gerçeğinin meclisin ve ilgili bakanlıklara sürekli hatırlatılması ve milletvekili olarak denetim görevini gerine getirme çabalarımızdı. Maalesef bunlara hep genel geçer cevaplar verildi ve komisyon raporu da tozlu raflara kaldırıldı.

Bunun sonucunda gelmekte olduğu söylenen 6 Şubat depremi oldu ve iktidar “asrın felaketi” tanımıyla en iyi işi yapmaya başladı. Bu iş propaganda faaliyetinden başka bir şey değildi.

Ekonomisi ve gelişmişliği bizden daha iyi olmayan Şili’de 7 ve üzerinde depremler olmaya devam ediyor ama yıkım ve ölüm sayıları 1 ile 10 arasında kalmaya devam ediyor.

Bizde ise 5 civarındaki depremlerde bile yıkımlar ve ölümler olmaya devam ediyor.

6 Şubat depremleri sonrasında yaşanan can kayıpları birçok yönüyle birlikte ele alındığında açıkça bir cinayet diğer bir söylemle toplu katliamdır. Bu katliamın faili ülkeyi yönetenler ve onların denetimsizlikle ve cezasızlıkla ödüllendirdiği yerel yöneticilerdir.

6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümünde deprem bölgelerini tekraren gezmiş birisi olarak depremin etkilerinin bu bölgelerde hala sürdüğünü söylemeliyim. Tabii ki yakınlarını kaybedenler açısından depremin etkisi bir ömür boyu hatta gelecek kuşaklara aktarılacak şekilde sürecektir. Kentin fiziki durumu açısından ise bu sürecin onlarca yıl alacağını göstermektedir.

Bütün mesele 6 Şubat depremlerinden ders çıkartıp bu derslerin gereğini yapıp yapmadığımızdır. Maalesef ki ülkeyi yönetenlerin böyle bir derdi olmadığını birincil dertlerinin “asrın destanı” senaryolarını yazmak olduğunu açıkça görüyoruz.

Burada ders çıkartması gereken vatandaşların komisyonda tüylerimi ürperten bir deyimle söyleyeyim “tabut evler” de yaşamayı reddetmemiz ve bu konuda kendi denetim mekanizmalarımızı kendimizin oluşturmasıdır. Bu konuda halkın bilinçli tavrı ve birlikte oluşturacakları denetim mekanizmalarıyla kendi güvenli yaşam alanlarını oluşturmalarından başka bizi bu vahşi kapitalistlerden ve kapitalizmin bekçiliğini yapan menfaatçi yöneticilerden koruyacak bir yöntem yoktur.

Bu vesile ile 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren tüm Canları saygıyla anarken ailelerine de başsağlığı diliyorum. Hızır cümlemizin yar ve yardımcısı olsun, yakınlarını kaybedenlere sabır versin.

4 Şubat 2026
Ali Kenanoğlu
 
TBMM 27. Dönem HDP Milletvekili
Deprem Araştırma Komisyon Üyesi

Dipnotlar:

1-    TBMM 2021 yılı Deprem Araştırma Komisyon Raporu: https://acikerisim.tbmm.gov.tr/items/407bfd50-e570-477e-91ad-4ebf58cf9225/full

2-    Ali Kenanoğlu tarafından raporun gereğini yerine getirmek için TBMM’ye sunulan 40 Maddelik kanun teklifi:  https://www.alikenanoglu.net/kanun-teklifi-deprem-arastirma-raporu/

3-    Ali Kenanoğlu tarafından Raporun uygulanıp uygulanmaması konusunda Bakanlıklara verilen soru önergeleri

HDP’li vekiller Işık ve Kenanoğlu’ndan ‘Deprem Araştırma Komisyonu Raporu’na öneriler

Kenanoğlu’ndan Sağlık Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 2 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Ulaştırma Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 11 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Enerji Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 10 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 3 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 3 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Adalet Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 6 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Kültür Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 6 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Sanayi Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 4 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan MEB’e: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 15 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 25 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan İçişleri Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 71 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

Kenanoğlu’ndan Çevre Bakanlığı’na: Deprem Araştırma Raporu’nun bakanlığınızı ilgilendiren 96 önerisinden kaçı yerine getirilmiştir?

akenanoglu

alikenanoglu.net
Başa dön tuşu