Ateist Alisiz Alevi Tanımlamasının Tarihsel Kökeni
Siyasal İslamcı cenahın son yıllarda Alevilere yönelik hakaretin, yok saymanın, ayrıştırmanın bir terimi olarak kullanılmaya başlayan “Alisiz Ateist Siyasal Alevi” tabiri aslında ilk defa bugünkü İslamcı siyasi aktörler tarafından ve egemen Sünni anlayış tarafından kullanılmıyor. Bu tanım ve buna bağlı dışlamaları ve geleneksel Alevi inancını bir “suç” imiş gibi gösterme çabalarının tarihi oldukça eskidir.
Buna Ebu Suud’un fetvalarında da, Yavuz’un fermanlarında da Pir Sultan’ın idam yargılamasında da Hamdullah Çelebi yargılamalarında da rastlıyoruz.
Tarih içerisinde Alevilerin inanç ve ibadet esasları, ritüelleri “suç, sapma, sapkınlık” olarak gösterilmiş ve bu gerekçelerle de katliamlar, idamlar, kırımlara meşru zemin oluşturulmuştur.
Osmanlı Belgelerine göre, Pir Sultan Abdal’ın katlini vacip kılan resmi gerekçeler özetle şunlardır: (https://www.alikenanoglu.net/alevilerin-islami/)
1- Pir Sultan dinsiz, namaz kılmıyor ve oruç tutmuyor
2- Şeriata aykırı söz söylüyor ve davranış sergiliyor.
3- Müslümanlara ‘Yezit’ diyor ve şarap içiyor.
4- Kura’n ve İslam Peygamberi hakkında uygunsuz sözler söylüyor.
5- İslamiyet’in ilk üç halifesine sövüyor.
6- Peygamber hanımı Hz. Ayşe’ye hakaret ediyor.
7- Cem Ayini gibi gizli toplantılar yapıyor.
8- Safevi taraftarı ve Kızılbaş taifesinden bir devlet düşmanı.
9- Rafızî kitaplar bulunduruyor okuyor ve okutuyor.
10- Saz ve Çalgı çalıyor törenlerde semah dönerek oyun oynuyor.
11- Törenlerde ve dışarıda haremlik selamlık kuralına riayet etmiyor.
12- Mehdi-i Zaman (Zamanın Mehdisi) gelecek propagandası yapıyor…
Yine 1836 yılında İdamla Yargılanan ve daha sonra idam kararı verildikten sonra sürgün cezası ile cezalandırılan Hamdullah Çelebi’ nin suçları ise şöyle sıralanmaktadır; (https://www.alikenanoglu.net/alevilerin-islami/)
1- Ehli sünnet yolundan ayrılmak Alevilik Bektaşilik gibi bir yol tutmak
2- Hak olan 4 mezhep dışında başka bir yola sapmak
3- Muaviye ve Yezit’ e Lanet okumak
4- Namaz Kılmamak ve Hace Bektaş Dergâhında toplu namaz kıldırmamak
5- Kuran okumamak ve Türkçe dua okumak
6- Allaha şekil vermek, insana benzetmek (Enel Hak)
7- Dergâhta deyiş söyleyen âşıkların Enel Hak diye deyişler söylemesi
8- Tövbe ederek günahların affolacağına inanmamak
9- Gayri Müslimlerle iyi diyalog içinde olmak, onlarla dergâhta muhabbetler etmek
10- Boşananın düşkün diye cezalandırılmasının şeriata aykırı tavır olması
11- Hac ibadeti, zekât, oruç ve namaz ibadetini şekil ibadetidir diye kabul etmemek
12- Hayrın Allah’ tan geldiğine ama Şer in Allahtan geldiğine inanmamak
Burada yer alan “sövmek, uygunsuz laf söylemek” gibi gerekçelerin iftiradan ibaret olduğunun altını çizdikten sonra, gerek Pir Sultan Abdal’ ın idam kararı, gerekse Hamdullah Çelebi’nin idam kararına bakıldığı zaman, bu idam gerekçeleri, Alevi toplumunun inanç ibadet olarak uyguladığı ve kutsal kabul ettiği inançlar ve ibadetlerdir. Bu iki şahsiyetin Alevilerin İnanç Önderi, piri, mürşidi olması açısından örnek olarak ortaya koymak önemlidir.
Geçmişte Alevilik kabul görmeyen bu nedenle de tümden reddedilen bir inançtı Bugün ise artık Alevilik kabul edilmekle birlikte içeriğini değiştirme, geleneksel yapısını bozma, dönüştürme politikaları izleniyor. Bu konuda da Hz. Ali ve On iki İmamlar bağlantısı nedeniyle Şiilik oldukça elverişli bir dönüştürme (asimilasyon) aracı olarak görülüyor.
Altan Tan boşuna “Benim gerçek Alevilerle sorunum yok, daha yeni Necef’ten, Kerbela’dan geldim” demiyor. Burada Alevilere Şiiliğin adres olarak gösterildiğini bizzat kendisi söylüyor.
Necefin, Kerbela’nın dahası Hızır Orucunun bir kenara bırakılıp Muharem Orucunun “Devletin Makbul Orucu” haline dönüştürülmesi geleneksel Aleviliği yok sayan siyasi figürlerin Muharem Orucunda hergün bir Cemevinde olmaları boşuna değildir.
Bu gün de bir çok İslami kesim tarafında Alisiz Ateist Siyasal Alevi nitelemesiyle geleneksel Aleviliğin bir “suç” haline dönüştürülmeye çalışıldığı bunun yerine Şiacılığın esas alındığı Türk – İslam sentezci bir “Makbul Alevilik” oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz.
Altan Tan’ın söylemleri ile zirveye ulaşan bu tanımlamanın öyle durup dururken bir günde ortaya çıkmış bir söylem olmadığını bilmemiz gerekir.
Bu siyasal İslamcıların “Atesit Alisiz Alevi” diye tanımladıkları inançsal değerlerin Alevilerin aşağı yukarı ortaklaştığı inanç esasları olduğunu görüyoruz.
Bunlar;
– ibadethanemiz Cami değil Cemevi
– İbadetimiz Namaz değil Cem, bağlamayla söylediğimiz deyişlerdir, kadınlı erkekli döndüğümüz semahlarımızdır.
– Orucumuz Ramazan değil Hızır ve Muharremdir.
– İnanç önderlerimiz; Pirlerimiz, Mürşitlerimiz, Dedelerimiz, Ana Bacılarımızdır.
– Hz. Ali Camide namaz kılan değil Kırklar Ceminde semah dönen Şahı Merdanımızdır.
– Deyişimiz, duvazimamımız, darımız, divanımız, Hızır İnancımız
Yılda bir yaptığımız kâmil insan yolundaki görgümüz, sorgumuz
Devriyeye inandığımız öbür dünya inancımız
– Adak adadığımız, lokma sunduğumuz, niyaz ettiğimiz, mum yaktığımız, bez bağladığımız türbelerimiz, evliyalarımız
Bunlara inanan ve inancını bu şekilde yaşayan Aleviler bunlara göre Alisiz ateist Alevi olmaktadır.
Bunlara göre bu şekilde inanan ve inadet eden Pir Sultan, Hubyar Sultan, Kalender Çelebi, Hünkar Bektaş Veli, Yalıncak Sultan, Güvenç Abdal, Baba Mansur, Ağuçan gibi Ulu Pirlerimiz Mürşitlerimiz, Ocak kurucularımızın hepsi Alisiz ateist Alevi tanımlamasına girmektedir.
Bunlara göre makbul Alevi;
– Camide bizim Cemevide bizim diyen
– Ramazan da bizim Muharem de bizim diyen
– Hızır’ı mümkünse görmeyen
– Allahımızda bir, peygamberimizde bir, kitabımızda bir deyip aramızda ayrı gayrı yok diyen
– Aleviliği Türk inancı olarak görüp Kürt’ten Alevi olmaz diyen
– Askere gitmemeyi, vergi vermeyeni düşkün ilan eden
– Alevi Pirlerini Mürşitlerini Türk – İslam misyoneri sayan
– Devletin Hacc, Umre gibi “turlarına” koşa koşa giden
Bütün bunlarla beraber ben Aleviyim diyenlerdir.
Alevi toplumu içerisindeki teolojik tartışmalardan bunların ne haberi var ne de bilgisi.
Bu tipler o tartışmaların içeriğini dahi bilmeden işlerine geldiği gibi kullanışlı tanım ve terimleri alıp akılları sıra Alevileri vurmaya çalışıyor.
Altan Tan ve benzerlerinin Alisiz ateist Alevi olarak tanımladıkları kişilerin geleneğin takipçileri olduklarının farkında bile değiller çünkü umurlarında değil. Alevilerin içinde yaşadığı teolojik bir tartışma olan “gelenekçi Alevi, Alisiz Alevi” tartışmasından haberdar da değiller.
Onlar için Aleviliğin kendisi zaten makbul bir inanç olmadığı için kendi kafalarına göre bir Alevilik ve ona inanacak bir “Makbul Alevi” yaratma peşindeler.
Aşk ile
29 Ağustos 2026
Ali Kenanoğlu




