Tülay Hatimoğulları’na Saldırmanın Dayanılmaz Kolaylığı
Neredeyse her hafta bir gazeteci, siyasetçi, İktidar kanadından bir Vekil, Danışman, hatta İktidar partisinin sözcüsü DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nı hedefe koyup “süreci baltalayan, sürecin dilini konuşmayan, barışı istemeyen” gibi suçlamalarda bulunuyor.
Tülay Hatimoğulları parti politikası, parti söylemleri dışına çıkan birisi değildir ki söylediği her şey kimi parti sözcüleri tarafından ya daha önce söylenmiş ya da daha sonra söylenmeye devam etmiştir.
Ama buna rağmen hedefe konan Tülay Hatimoğulları olmuştur.
Bunun çok belirgin üç sebebi vardır:
- Tülay Hatimoğulları bileşen yapılı olan DEM partiye Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisinden (SYKP) dahil olmuş Sosyalist birsidir.
Dolayısıyla aslında Hatimoğulları’na söylenen sözler onlara göre doğrudan Kürt Halkını ve siyasetçilerini karşısına almadan “kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit” taktiğidir.
Diğer taraftan Hatimoğulları’na saldıranların bir mesajı da Kürt Halkınadır. Bu mesaj ise “bu sosyalistler barış istemiyor” söylemidir.
Kürt Siyasetinin sosyalistlerden ve Alevilerden arındırılmış bir İslami karaktere büründürmek Türkiye’deki sağ siyasi birçok çevrenin hayali ve hedefidir. Sadece Türkiye’deki değil Uluslararası birçok emperyalist ülkenin de hayali ve hedefidir.
- Tülay Hatimoğulları Hatay Samandağlı bir Nusayri Arap Alevidir. Bir önceki maddede söylediğim Alevi olmasından kaynaklı istenmemesine ilaveten Hatimoğulları bu inançsal ve etnik kimliği nedeniyle “Esad Artığı” söylemlerine de maruz kalmaktadır.
Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına tepki verdiği ve kamuoyunca görünür kıldığı onlara göre de Şara yönetimini zor duruma düşürecek yalanlar söylediği ifade edilerek Hatimoğulları’na yönelik saldırı onlara göre “meşru” bir hal almaktadır. Bu gerekçeyle de Hatimoğulları’na kolaylıkla saldırılmakta ve hedef gösterilmektedir.
- Tülay Hamitoğulları’nın bir kadın olmasıdır. Türkiye gibi ülkelerde özellikle de İslami hassasiyet kasan çevrelerce siyasette kadın olmak öyle kolay kabul gören bir şey değildir. Hele de Hamitoğulları’nın bir kadın olarak onlara itiraz etmesi, politikalarını eleştirmesi, onlara “eyvallah” etmemesi kendisini kolayca hedef haline getirmektedir.
Türkiye’de ve bölgede demokrasiyi, eşitliği, özgürlüğü savunan herkesin bu saldırılar karşısında sessiz kalmayıp Tülay Hatimoğulları’na sahip çıkması gerekmektedir.
Bu kadar çok farklı kimliğe sahip birisine öyle kolay parmak sallatırsak yarın öbür gün onların çizdiği çerçevede siyaset yapmak ve partilerimizin başkanlarını, sözcülerini ona göre belirlemek zorunda kalırız ki bu da bizi biz olmaktan çıkaracaktır.
29 Ağustos 2026
Ali Kenanoğlu


