Dersim İsmi ve Alevi Değerleri Kriminalize Edilemez!

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda Dersim Kültür ve Tarih Vakfı’nın kuruluşu için mahkemeye yaptığı tescil başvurusunun reddedilmesine tepki gösterdi. Kenanoğlu, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmasında vakfın senedinde yer alan ‘Alevi ritüelleri, duaları ve beyitlerinin kayıt altına alınması’ ve ‘Dersim Alevi tarihiyle ilgili çalışmaların desteklenmesi’ gibi ifadeler gerekçesiyle tescil başvurusunun reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Dersim’de asimilasyon çalışması yapan tüm kurum ve kuruluşların her türlü kamu kurum ve kuruluşu tarafından desteklendiğini belirten Kenanoğlu, demokratik ülkelerde hafıza çalışması yapan kurumların desteklendiğini de ifade etti.

Konuşma tutanak metni aşağıda yer almaktadır.


Dönem: 27 Yasama Yılı: 4 Tarih: 3.12.2020 Birleşim: 23 Ham Tutanak Sayfası:167

Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin bir kararı var onu ifade edeceğim. Dersim kültür ve tarih vakfı diye bir vakıf kuruluyor ve tescil işlemi için mahkemeye başvuruyor ve mahkeme vakfın tescil işlemini reddediyor. Şimdi, gerekçeye bakıyoruz niye reddetmiş? Dersim kültür ve tarih vakfı ekonomik ve toplumsal tarih alanında uzmanlaşan bir arşiv, kitaplık, araştırma, eğitim ve yayın kurumunun olması, Dersim 37-38 Sözlü Tarih Projesi çerçevesinde yapılan mülakatların korunması, arşivlenmesi, Alevi ritüelleri, duaları ve beyitlerinin kayıt altına alınması, Dersim Alevi tarihiyle ilgili araştırma çalışmalarının desteklenmesi” ifadelerinin vakıf senedinde yer alması nedeniyle reddediliyor ve şöyle diyor: “Bunun cumhuriyetin Anayasa’yla belirlenen Anayasa’nın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, millî birliğe ve menfaatlere aykırı olması, belirli bir ırk veya cemaati destekliyor amacı gütmesi nedeniyle Dersim Kültür ve Tarih Vakfının kurulmasına izin verilmemiştir.” Yani olacak iş değil, inanılır gibi değil. Yani orada Alevilik araştırmaları yapacak, duaları, ritüelleri derleyecek ve Dersim bölgesinde birtakım tarihî hafızayı ortaya koyacak çalışmaları yapacak bir vakfı ahlaki olarak uygun görmüyor. Bir taraftan da millî birlik ve beraberliğe kasteden bir yerden değerlendiriyor ve belli bir ırk ve cemaati desteklediğini söylüyor.

Ya, Dersim bölgesinde, o coğrafyada yani bilinçli olarak oraya gönderilen bir sürü İslami tarikat ve cemaat vakıfları var ve bunlar kurulmuşlar, oradan asimilasyon çalışmaları yürütüyorlar. Bölgenin inancı belli, Alevilik inancına mensup bir toplum yaşıyor orada. Şimdi, bütün bunlara rağmen, bunlar istediği gibi cirit atıyorlar orada, başta valilik olmak üzere her türlü kamu kurum ve kuruluşlarından destekleniyorlar ancak bu amaçla kurulacak bir vakfa izin verilmiyor.

Değerli arkadaşlar, demokratik ülkelerde olsa bu tür vakıflar, yani hafızaya yönelik çalışma yapan vakıflar kamu vakfı ilan edilir ve desteklenir. Bu anlamıyla şüphesiz ki bu, bir mahkeme kararı ve biz bu mahkeme kararını kınadığımızı buradan belirtiyoruz ancak bu karar bir İslami cemaat ve tarikat vakfı için alınmış olsa idi, o kararı alan hâkimin de kendisini artık nerede bulacağını bilemiyoruz; eleştirimiz bunadır. Dolayısıyla bu mahkeme kararını da o hâkimi de bir kez daha buradan kınıyorum.