Kenanoğlu: Bir kanun teklifinden öncelikle kamuoyunun bilgisi olması gerekir!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Kooperatifler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi‘nin 13 Ekim 2021 tarihli komisyon görüşmesine katıldı. HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan ile birlikte komisyonda yer alan Kenanoğlu, konuşmasında kanun teklifine ilişkin eleştirileri ve önerileri dile getirdi.

Konuşma metni aşağıda yer almaktadır.


13.10.2021 tarihli SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU

Konuşmacı: ALİ KENANOĞLU Seçim Çevresi: İSTANBUL

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın üyeler; herkesi saygıyla selamlıyorum.

Çalışmanın hayırlı olmasını diliyorum yani umarız gerekli düzenlemeler yapılarak iyi bir yasayla çıkılır. Ancak, baştan usule ilişkin birtakım eleştirilerimiz var, onları ifade etmek isterim. Daha önceki Başkanımız en azından parti grup sözcülerini arayıp toplantı günüyle ilgili olarak görüş alıyordu ya da uygunluk soruyordu ancak bu toplantı bize sadece tebliğ edildi ve geldik, böyle oldu ama önceki uygulama böyle değildi yani bizim Komisyonda bir ortaklaşma ruhu vardı.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ – Her zaman var, hiç sıkıntı yok.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Umarız bundan sonra bu tekrar yakalanır.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ – Daha önce de vardı, şimdi de var, her zaman var.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) – Biraz teknik şartlardan olmadı galiba.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Evet, bunu bu sefer göremedik, o yüzden…

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ – Şey olarak not alıyoruz, teşekkür ederiz.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Tamam.

Şimdi, diğer taraftan şuna yönelik itirazımızı dile getiriyoruz: Bir bütün olarak kanun yapma tekniği açısından olan yanlışlıkları da ifade etmek isteriz. Bu sadece bu kanuna özgü değil, genel olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan kanunlar çok acele yapılıyor. Esasında sağlıklı ve toplumun tamamını kapsayan, tümünün görüşlerinin alındığı bir kanun oluşturmak istiyorsak, kalıcı bir kanun oluşturmak istiyorsak bu kanunun yapılacağının aylar öncesinden kamuoyuna duyurulması gerekir, ilgili sektörlere açık bir şekilde ifade edilmesi gerekir; her bir kooperatif üyesi dahi bu kanun taslağından haberdar olmalı ve görüş belirtmeli. Ancak şöyle bir düzenleme yapılıyor: Bu konuyla ilgili iktidar partisinin ya da kanunu hazırlayanların kendilerinin belirlediği birtakım sektör temsilcilerinin görüşleri alınıyor ve bu görüşler çerçevesinde bir taslak oluşturuluyor. Oysa, kooperatiflerin mağduru olan ve kooperatiflerde sorun yaşayan üyeler var yani üyelerin görüşlerine başvurulmuyor; bu sadece bu kanunda değil, birçok kanunda da yaşadığımız bir sorun. Doğrudan mağdurların görüşü alınmadan, onlarla ilişkiye geçilmeden sadece bu işi yönetenlerle, yönetim kadrosunda olanlarla bir temas kuruluyor ve onlar üzerinden sorunlar bütünü alınarak bir taslak oluşturuluyor. Bu anlamıyla ciddi bir eksiklik yaşanıyor ve her seferinde de aynı dönem içerisinde -yani diyelim biz 27’nci Dönemdeyiz, 27’nci Yasama Dönemi içerisinde- bir kanuna birden fazla, torba kanunlarla ekleme yapmak zorunda kalıyoruz milletvekilleri olarak ya da parti grupları olarak. Oysa, bu kanunların öncelikle kamuoyuna duyurulması, hem sektör temsilcilerinin hem de kooperatif üyelerinin bu kanun taslağından haberdar olması ve akabinde oluşan görüşlerle, işte, bir taslağın oluşturulup bu Komisyona gelmesi gerekir ve Genel Kurul zaten bu işin müzakere edildiği yer değildir. Bu işin müzakere edildiği yer Meclis Genel Kurulu öncesindeki süreçtir. Bu süreçler tamamlanmadan, bu süreç sağlıklı bir şekilde oluşturulmadan Genel Kurula getirilen kanunlar… Orada zaten çoğunlukla siyasi görüşmeler oluyor, siyasi konuşmalar oluyor ve kanun özüne yönelik bir düzenleme ve bir değişiklik söz konusu olamıyor. Bu eleştirimizi ifade edeyim.

Bir de şunu söyleyeyim: Yani burada, kanun teklifinin sahibi Sayın Vekilimiz de ifade etti, dedi ki “Biz parti görüşleri aldık.” Yani arkadaşlar şunu söyleyeyim: Bahsetmiş olduğunuz parti görüşleri yakın zamanda alındı. Yani bütün bu taslak ortaya çıkmış, ondan sonra haber verildi. Bu toplantının çağrısı ve taslağı bize gönderildiği zaman ben de tanıdığım, bildiğim birkaç büyük kooperatiflere bunu gönderdiğimde “Taslak bizde var.” dediler ya. Şimdi, şöyle bir şey var, şöyle bir şeyle karşı karşıyayız: Yani bu Komisyonda bulunan parti temsilcilerinin ya da üyelerinin, Komisyon üyelerinin elinde taslak yokken, biz bundan haberdar değilken kamuoyunda vardı bu taslak, yani gönderilmiş. Ben taslak gönderdim, “Elimizde var.” dediler. Şimdi, bu hoş bir durum değil, doğru bir yöntem de değil. Yani bu kanun burada görüşülecekse, hani bunun ilk aşamasından itibaren -hani demin söylediğim gibi- esasında kamuoyunun bundan bilgisi olması gerekirken ve tüm kooperatif üyelerinin de bundan bilgisi olması gerekirken bırakın onu, bizim haberimiz yok yani ve taslak çıkıyor, hazırlanmış, son şekli verilmiş, ondan sonra partilere gönderilip “Ne diyorsunuz?” deniliyor. Bu, yanlış bir kanun yöntemidir ve bu yöntemle yapılan kanunları sürekli düzeltmek zorunda kalıyorsunuz, bunun örneklerini çok yaşadık. Burada çıkardığımız kanunlarla ilgili yeniden bir sürü torba kanuna gitti, buraya da gelmedi. Yani torba kanun da gidiyor Plan ve Bütçeye. Oradan, burada yapılan bütün eksikler, hatalar orada düzeltilip yeniden Meclise, Genel Kurula geliyor, buna çok tanık olduk. Bu anlamıyla sıkıntıları ifade etmek isterim.

Bu Kooperatifler Kanunu meselesinde… Ben, örneğin, yapı kooperatiflerinde çalışma yürütmüş birisiyim öncesinde, uzun zaman. Yani kooperatifler çok çeşitli, baktığınız zaman konut yapı kooperatiflerinin yapısı çok farklı, Tarım Kredi Kooperatifleri çok farklı, nakliye ulaşım kooperatifleri farklı, üretim kooperatifleri, tüketim kooperatifleri hepsi farklı alanlar, farklı dallar. Şimdi, bütün bunlardan kaynaklı olarak bu konuda köklü bir çalışmaya ihtiyaç var. Yani birtakım, böyle madde düzenlemeleriyle ya da işte, duvara toslayıp tosladıktan sonra karşımıza çıkan sorunu çözmek üzerine kurulu bir çalışma yerine Kooperatifler Kanunu üzerine köklü birtakım değişiklikleri ve bütünü kapsayacak şekilde bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu muhakkak.

Şimdi, ben konut yapı kooperatiflerinde çalışırken biliyorum, yani müteahhitler bu alanı öyle bir suistimal etmişlerdi ki müteahhitlerden kaynaklı olarak Kooperatifler Kanunu’nda değişiklikler yapıldı ve esasında amaca uygun kurulmuş olan kooperatifler ve üyeler faydalanmış oldukları birtakım vergi istisnalarını kaybetmek zorunda kaldılar. Niye? Çünkü o vergi istisnalarını müteahhitler suistimal ediyordu. Şimdi, bütün bunların önünü alacak, önünü kesecek yol ve yöntemler aramak yerine doğrudan, bu işe samimiyetle girmiş, hakikaten üç kuruş parasıyla konut sahibi olmak isteyen -devlet memuru olabilir, işte özel sektörde çalışabilir- bir konut almak için kooperatife girmiş insanların da birtakım istisnai hakları ortadan kaldırıldı onların yüzünden, yani kötü niyetli müteahhitler yüzünden çünkü onlar bu kooperatifçiliği suistimal ettiler, kendileri kooperatif kurdurdular filan falan. Bütün bu anlamıyla, bu bize gösteriyor ki bu alanda geniş bir çalışma yürütülmesi gerekiyor ve ekonomimiz açısından da önemli bir dinamik olduğunu ifade etmemiz gerekiyor kooperatiflerin hayatımızda.

Ben, burada, konuşmamı tamamlayacağım ama şunu söyleyeyim: Partimiz adına Kooperatifler Kanunu’yla ilgili görüşlerimizi daha kapsamlı bir şekilde Tarım Komisyonu üyemiz, Mersin Milletvekilimiz Rıdvan Turan anlatacak, Komisyon üyelerimizden sonra kendisine de söz verirseniz görüşlerimizi kapsamlı olarak ifade edecektir.

Teşekkür ediyorum.