Haber-DuyuruManşetTBMM FAALİYET

Kenanoğlu: İktidar, ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla yaz saati uygulamasını kalıcılaştırdı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, 2016 yılında kalıcı hale getirilen yaz saati uygulaması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuştu. Yaz saati uygulamasının “ben yaptım oldu” mantığı çerçevesinde kalıcılaştırıldığını ifade eden Kenanoğlu, uygulamanın iddia edildiği gibi enerji tasarrufu sağlamadığını belirtti.

Konuşma tutanak metni ve videosu aşağıda yer almaktadır.


Dönem: 27 Yasama Yılı: 5 Tarih: 16.11.2021 Birleşim: 19 Ham Tutanak Sayfası: 113

Konuşmacı: ALİ KENANOĞLU Seçim Çevresi: İSTANBUL

HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Dünya üzerinde saat uygulaması genel olarak Greenwich’in esas alındığı, “Greenwich Ortalama Zamanı” diye ifade edilen ve dünya haritasını meridyen olarak ortadan bölen bir yerde sıfır noktası alınıp ona göre belirlenir. Yani teknik olarak işte doğuya doğru gittikçe artı 1, artı 2, artı 3 şeklinde 9’a kadar gider, batıya da eksi şeklinde ilerler. Türkiye tabii bunlar arasında 26 ve 45 doğu meridyenleri -derece olarak- arasında yer alıyor. Türkiye’nin doğusu ve batısı arasında da saat farkı yaklaşık bir saatten fazla yani Edirne ile Hakkâri arasındaki saat farkına baktığınız zaman bir saatten fazla bir saat farkı var. Türkiye’deki genel uygulama 30 derece doğu enlemi üzerinde uygulanır idi. Burada yaz saati olarak da 45 derece doğu meridyeni esas alınırdı. Şimdi şöyle bir şey yapıldı 2016’da ve denildi ki: “Ya, biz bunu sabitliyoruz.” Sabitlerken esas alınan ve değişken olarak kullanılan 45 derece doğu meridyeni üzerinden esas alınarak sabitlendi ama esas olarak kış saati uygulaması ise 30 derece doğu meridyeniydi, tam tersine yaz saatine sabitlendi. Bu neye yol açtı? Bu en başta bu saat farkını da dikkate aldığınız zaman sabahın erken saatinde, karanlık bir vaktinde özellikle öğrencilerin, anaokuluna giden çocukların, ilkokul seviyesindeki çocukların o yaşlarda okul yollarına düşmesine, okul yoluna hazırlanmadan önce de evden erken kalkmalarına yol açtı ve bunun getirdiği çok ciddi bir sıkıntı var. Pedagoglar dahi bu konuda çocukların ruh sağlığını etkileyen bir sonuca evirdiğini ifade ediyorlar. Şimdi, bunu savunurken tabii, şöyle bir savunma meydana getirildi, denildi ki: “Biz enerjiden tasarruf için bunu yapıyoruz.” İşin ilginç tarafı şu: Bundan önceki yaz saati, kış saati uygulaması yapılırken de her dönemde bütün veriler şunun üzerine kuruluydu: “Bu uygulamayı yaptık, işte yaz saati uygulamasını yaptık. Bu yaz saati uygulamasından dolayı da şu kadar enerji tasarrufu sağladık.” E, şimdi bunun hangisi doğru? Madem yaz saati uygulaması, kış saati uygulaması farklılığı varken Türkiye işte bilmem ne kadar enerji tasarrufu sağlıyorsa -ki her sene değişiyordu bu- peki bunu sabitlediğiniz zaman tekrar nasıl sağlanmış oluyor? Yani bu, ortada duran çok ciddi bir çelişki var.

Şimdi, bir taraftan da Türkiye’nin bütün ekonomik ilişkileri Batı’yla, ithalat olarak da ihracat olarak da yoğunluklu olarak Batı’yla, Avrupa’yla bir ilişki söz konusu. Burada ticaret yapanlar, ihracat yapanlar, ithalatçılar, finans piyasaları da bu zaman farklılığından kaynaklı olarak yaşadıkları mağduriyetleri de dikkate alıyorlar ve bunun üzerinde çok duruyorlar.

Şimdi, 2016’da bitirildi. Bu uygulama bitirilirken ortaya bir veri de sunulmadı yani gözlemlenmiş, ikna eden, hakikaten hepimizin de “Ya, haklısınız.” diyebileceğimiz bir veri de yok. Bu veri olmadan tıpkı bu iktidarın mantığıyla, “Ben yaptım, oldu.” mantığıyla yaz saati uygulaması, kış saati uygulaması ortadan kaldırılarak sabitlendi. Aynı mantık çerçevesinde, şimdi, 2016’dan bu tarafa elimizde veri var. Bu veri üzerine çalışan bilim insanları ortaya çıktılar ve bu süreci değerlendirdiler. Örneğin, Londra Cambridge Üniversitesinde Sinan Küfeoğlu var, akademisyen. Cambridge Üniversitesinde bunu incelemiş, araştırmış ve diyor ki: “Kesinlikle bu iddia yalan, yanlış bir iddia.” Yani yaz saati kış saati uygulamasının ortadan kaldırılması sonucunda enerji tasarrufunun iddia edildiği bilimsel verilerle ispatlanmış ve böyle bir enerji tasarrufu da söz konusu değil ama buna rağmen ısrarla uygulama sürdürülüyor. Mahkemeye gidiliyor, dava kaybediliyor, Danıştayda kaybediliyor ama “Biz dedik, o yüzden olacak.” mantığı çerçevesinde bir torba kanuna koyularak da kanunlaştırılıyor.

Şimdi, bu mantık çerçevesinde tabii iddialar var, niye böyle yapıldığını, işte, “Greenwich’e göre değil de biz Mekke’ye göre kendimizi ayarlayalım.” üzerinden kurulu bir uygulamayla bunun yapıldığına yönelik bir iddia var. Tabii, bu iddiaların biz araştırılmasını istiyoruz, diyoruz ki: Hakikaten bir enerji tasarrufu söz konusu mu? Hakikaten bahsedildiği gibi, iddia edildiği gibi bir enerji tasarrufu mu var, enerji kaybı mı var?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurunuz Sayın Kenanoğlu.

ALİ KENANOĞLU (Devamla) – Çocukların psikolojisini etkileyen, insanların daha gün doğmadan karanlık bir vaziyette kalkmalarını ve sokağa dökülmelerini sağlayan bu sistemi savunmamız gerekiyor mu, gerekmiyor mu?

Şimdi, şöyle bir iddia daha var: Enerji şirketleri kazanıyor bu işten. Sabahın köründe kalkıyorsun, her taraf soğuk, doğal gazı yakıyorsun, elektrik tüketimi yapıyorsun; bütün bunlardan kaynaklı olarak da enerji şirketleri neredeyse iki saat üç saat kâr elde ediyorlar yani o aradaki tüketimden ki tüketimin en fazla olduğu saatler bunlar çünkü o erken saatler evlerin en çok soğuk olduğu saatler. Dolayısıyla, bütün bu iddiaların araştırılması gerekiyor. Bu öneriyle bu iddiaların araştırılmasını, hakikaten haklıysanız da bunun hep birlikte teyit edilmesi gerektiği için söylüyoruz ve bunu talep ediyoruz.

Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)



Kenanoğlu’ndan kalıcı yaz saati uygulamasının kaldırılması için araştırma önergesi

Kenanoğlu’ndan kanun teklifi: Kalıcı yaz saati uygulaması kaldırılsın

akenanoglu

alikenanoglu.net

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu