Konut dolandırıcılığı konusunda iktidar, halktan yana değil; şirketlerden yana tavır alıyor!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, ülkede ve İstanbul/Esenyurt ilçesi özelinde yaşanan konut dolandırıcılığının önlenmesine yönelik Meclis’e gelen önerge üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuştu. Kenanoğlu, yaşanan mağduriyetlerin tüketicilerin korunmasına yönelik kanunların uygulanması hususunda iktidarın gerekli adımları atmamasından kaynaklı olduğuna dikkat çektiği konuşmasında yaşanan sorunların bir zihniyet sorunu olduğunu; müteahhitten, tüccardan, şirketten değil vatandaştan, halktan yana bir tutumla sorunların önlenebileceğini ifade etti.

Konuşma tutanak metni ve video aşağıdadır.


Dönem: 27 Yasama Yılı: 4 Tarih: 27.01.2021 Birleşim: 42 Ham Tutanak Sayfası:116-

HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, Değerli Genel Kurul; herkesi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, Türkiye gibi ülkelerde konut sahibi olmak son derece önemli. Hayatın güvence altında olmadığı, yarın neyle karşılaşacağımızın belli olmadığı ülkelerde insanlar başını sokabilecekleri, barınabilecekleri bir yeri öncelik hâline getiriyorlar. Kimi insanların hayatı boyunca tek hedefleri bu oluyor; bütün birikimlerini, bütün çalışmalarını, bütün emeklerini sadece bir konut almak üzerine harcıyorlar. Böyle bir süreç aslında bu. Tabii, bu durumda çok ciddi dolandırıcılık hikâyeleri de ortaya çıkıyor ve bu işlerde aslında organize bir dolandırıcılık oluyor, demin de örnekleri verildi, zaman zaman müteahhitler, arsa sahipleri, belediyeler ya da işte, buna benzer aracı firmalar işin içerisinde oluyor. Bunlar öncelikle kendilerine güzel bir ofis, şatafatlı bir ofis oluşturuyorlar. Çünkü önce halka bir güven vermeleri gerekiyor, güven oluşturmaları gerekiyor. Şatafatlı ofis, iyi bir maket proje, çok görkemli, peyzajı filan çok iyi yapılmış bir maket proje, kâğıt üzerinde de güzel bir proje ve arkasından da ilanlar, reklamlar, gazetelere ilanlar, duvarlara afişler; bunları yapıyorlar. Sonraki aşama: Güven oluşturulabilmesi için mutlaka yerel yöneticilerle ve devlet erkânıyla da birlikte görünmek gerekir. Yani bir fotoğraf, video falan lazım bunlara, bunu sağlamadan bu güveni telkin edemiyorlar. Başvurdukları yöntem: Örneğin Esenyurt bölgesinde verilen bilgilerde, bunlar bir okul yapımına ya da cami yapımına bağışta bulunuyorlar ve temel atma törenlerine katılıyorlar. Dolayısıyla temel atma törenlerinde devlet erkânıyla, belediye başkanıyla birlikte fotoğraflar veriyorlar, ellerinde videolar oluyor; bunun reklamını çok iyi yapıyorlar. Burada, aslında organize bir dolandırıcılık tezgâhı var, işin içinde. Ondan sonra, arkasından da konutların satışına başlanıyor; 8 kat ruhsatlı yere 24 kata kadar satış yapıyorlar ve bazı durumlarda bir konutu birden fazla kişiye veriyorlar ve arkasından da büyük hayaller içerisinde bu işe giren vatandaşların büyük mağduriyetleriyle karşı karşıya kalınıyor. Burada verilen örnekte olduğu gibi Esenyurt’ta, Başakşehir bölgesinde, Tuzla bölgesinde, Fikirtepe’de, bunun çokça örnekleri var İstanbul’da ve -100 binden fazla- aileleri de işin içine kattığımız zaman çok daha büyük rakamlarla karşı karşıyayız.

Tabii, burada devletin, iktidarın da görevini eksik yaptığını görüyoruz ya da yapmadığını görüyoruz. Çünkü ortada kanunlar var; örneğin, 4077 ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un uygulanması var, bu kanunun uygulanması esnasında yapılması gerekenler var. Ön bilgilendirme, Bakanlıktan izin alma gibi, bu ön ödemeli satışlarda, maketten satışlarda yapılması gereken birtakım hususlar var. Bina tamamlama sigortası zorunluluğunun olması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Tamamlayın lütfen.

ALİ KENANOĞLU (Devamla) – Teminat alınması gerekiyor. Yapı ruhsatı alınmadan tüketicilerle sözleşme yapılmaması gibi bir yaptırım var. Ön ödemeli konut satışının tapu siciline tescil edilmesi zorunluluğu var. Satış vaadi sözleşmelerinin mutlaka noterden yapılması gibi zorunluluklar var. Şimdi, bunlarla ilgili takibatın yeteri kadar yapılmadığı zaman hakikaten vatandaşın uğraşamayacağı bir sonuçla da karşı karşıya kalınıyor. Bunların boy boy fotoğrafları var yani bunların bu şekilde yaptıklarına dair boy boy resimler var, afişler var, gazete kupürleri var. Vatandaşın şikâyetiyle, peşine düşüp bir hukuk mücadelesi içerisine girmeden de devletin, iktidarın, dolandırılan vatandaşın yanında olacak şekilde bu takibatları yapması ve bu dolandırıcılık hikâyesini sonlandırıp mağduriyetleri de gidermesi gerekiyor. Tabii, bunun öncelikle bir zihniyet meselesi olduğunu ifade etmek lazım. Müteahhitten, tüccardan, şirketten değil vatandaştan, halktan yana bir tutumla bu olacaktır, ancak o zaman mümkün olur. Bu anlamıyla önergeyi desteklediğimizi ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)