Dijital insan ve dijital devlet yaratarak sorunları çözemeyiz!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi‘nin 3. maddesi üzerine konuştu. Kenanoğlu, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmasında pandemi döneminde ekonomik sorunlardaki artışa dikkat çekerek dijitalleşmeyle beraber insani duygulardan da uzaklaşıldığını ifade etti ve icra gibi hassas bir konunun dijital olarak gerçekleştirilmesinin yaratacağı sorunları aktardı.

Konuşma tutanak metni ve videosu aşağıda yer almaktadır.


Dönem: 27 Yasama Yılı: 4 Tarih: 15.04.2021 Birleşim: 73 Ham Tutanak Sayfası: 82

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın vekiller; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu kanunla birlikte getirilmek istenen haczedilen malların ya da işte bu tür haciz işlemlerinin elektronik ortamda yapılması hususuna dikkat çekmek istiyorum. Yani, ilk bakışta iyi bir şey gibi algılanıyor. Dijital çağdayız, artık elektronik ortamda oluyor her şey, dolayısıyla bu işler de bu alanlarda yürütülmeli diye bakabiliyoruz. Ancak şu var yani gitgide duygudan uzaklaşıyoruz, insan olmaktan, insanın insan olmaktan kaynaklı taşıdığı duygulardan da uzaklaşıyoruz. Ya, dijital bir insana dönüşüyoruz. Her şeyin elektronik ortamda yapıldığı, duygulardan yoksun olan bir ortamda yürümeye… Yani bu şekilde gidiyor insanlık bir bütün olarak. Şimdi, bu, doğru bir yöntem mi, değil mi esasında buna bakmak gerekiyor. Şimdi, o zaman ne oluyor? O zaman şöyle oluyor: Siz, bir dijital insan yani ruhtan, duygudan uzaklaşan bir insan figürü, bir devlet yönetimi, bir anlayışı belirlediğiniz zaman işte, bu icrai yöntemlerin elektronik ortamda yapıldığı… Peki, bunlar neye yol açıyor? Kaç kişinin yaşamına mal oluyor? Ne kadar insan bu işlerden etkileniyor ya da bu insanlar bu icralık durumlara niye düşmüşler, neden düşmüşler, keyiflerinden mi bu olmuş ya da kişisel hatalarından dolayı mı olmuş yoksa ülkenin yönetiminden kaynaklı sorunlardan dolayı mı olmuş?

Şimdi, bakıyoruz, intihar vakaları artmış, her gün yeni intihar vakalarıyla karşı karşıya kalıyoruz ve özellikle pandemi sürecinde çok ciddi şekilde intiharlar var. Bunların büyük bir çoğunluğu da ekonomik sebeplerden dolayı. Yani dükkânını kiralamış, işletme sahibi, işletmecilik yapıyor ve pandemi çıkmış, her şey yasaklanmış -daha doğrusu, belli kesimlere yasaklanmış- o yasaklardan kaynaklı olarak da gelirinden olmuş ve başka çözüm yolu bulamadığı için intiharlara sürüklenmiş. Bir sürü haber var. “Borçları nedeniyle intihar etti, bankalar ailesinin peşini bırakmıyor.” diye burada Mersin’den bir haber var. Ya, şurada ilginç bir şey var: Kızılayın kiracısı, Eskişehir’de Kızılaydan dükkân kiralamış, esnaf, sonra ödeyemez hâle gelmiş, icra geliyor ve şu anda diyor ki: “Yani intihar edeceğim, başka çözüm yolum kalmadı.” Yani bir devletin kurumu bunu yapıyor. Günde 24.650 icra dosyası şu anda açılıyor. Yani biz burada, buna çözüm üreten bir yerden meseleye bakmayıp sadece bu işi nasıl hızlandırabiliriz bunun derdine düşüyoruz. Çorum’dan bir haber: “İcra gelince intihar etti.” Pandemiden dolayı yine, ekonomik durumdan kaynaklı yaşanan bir sıkıntı.

Şimdi, yirmi yıldaki intihar sayısı 5.806 ve bu da daha çok pandemi sürecinde artmış. Haberlerin bu konuda çok sayıda olduğunu biliyoruz. Öyleyse, bizim bu meseleleri, böyle nasıl daha kolay, icraları sağlayabiliriz, nasıl tahsilatları yapabiliriz meselesinden öte bu insanların icralık duruma düşmesine nasıl engel olabiliriz, ekonomik açıdan bu sorunu nasıl çözebiliriz; bunlara bakmak gerekiyor ancak bizim gündemimiz bunlar değil. Dün burada yine sorduğumuz gibi “Bu hazine nasıl boşaltıldı? 128 milyar dolar nereye gitti?” noktasında bir soru sorulduğu zaman, buna karşı nasıl önlem alırız derdine düşülmüş durumda. Dün burada muhalefet partileri önergeler verdi, her birimiz konuştuk, her partiden sözcüler dile getirdi ve dün bu cevaplara bir yenisi eklendi. Komisyon Başkanı buradan bir açıklama yaptı ve dedi ki: “Ekonomide 1,8 oranında büyüdük. Her şeyin bir bedeli var, bu büyümenin de bir bedeli vardı. Dolayısıyla, işte bu 128 milyar dolardaki erime de bu büyümenin karşılığıdır.” Bu yeni bir açıklamaydı. Farklı farklı açıklamaları her seferinde dinliyoruz.

Yine, Nurettin Canikli “128 milyar dolar nereye gitti?” sorusuna 20 maddeyle cevap vermeye çalışmış, 20 maddeyle. Ya, aslında baktığınız zaman bu 20 madde “Biz bunu cevaplandırmıyoruz.”un maddeleri. Yani bu kadar 20 madde sıralayacağına, bu para nereye gitmiş, hangi kurdan kim almış, bunu açıkla yeter. Ve bunu başka gerekçelendirmeye de gerek yok ki, bu kadar uğraşmaya gerek yok. Ya, oturmuş tek tek 20 maddeyi, bunları yazmış. Aslında bütün bu 20 madde “Biz bu işi nasıl yaptığımızı açıklamayacağız.” maddeleri, başka bir şey değil. O nedenle, yani bu paralar -dün de söyledik- kimsenin babasının malı değil, bu paraların nereye gittiğinin açıklanması gerekiyor.

Bizim artık insanları ekonomik olarak çöküntüden kurtarmanın ve intiharları önlemenin yolunu aramamız gerekiyor. Böyle dijital insan yaratarak, dijital devlet yaratarak bu sorunları çözemeyiz.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)