Binalar denetimsizlikten dolayı öldürüyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) İzmir’de yaşanan deprem sonrasında kurulan Deprem Araştırma Komisyonu’nun üçüncü toplantısı 26 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirildi. Toplantıya Halkların Demokratik Partisi (HDP) adına İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU ve Van Milletvekili Muazzez ORHAN katıldı. Kenanoğlu toplantıda yaptığı konuşmada depremlerde binaların denetimsizlikten kaynaklı olarak öldürücü nitelikte olduğunu ifade ederken komisyonun hazırlayacağı raporun da uygulanabilir olduğu takdirde anlamlı olacağını vurguladı. Toplantıda alanda çalışma yapan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kandilli Rasathanesi ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) temsilcileri dinlendi.

Kenanoğlu’nun konuşma tutanak metni aşağıdadır.


17.11.2020 tarihli (10 / 3200, 3361, 3362, 3364, 3365) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Teşekkür ederim Başkan.

Aslında, söylenmesi gerekenleri detaylı bir şekilde, çok fazlasıyla arkadaşlarımız değindiler; aydınlatıcı bilgiler de aktarıldı. Bir liste olarak sunduk sizlere.

BAŞKAN RECEP UNCUOĞLU – Evet, aldık.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Mükerrer de olabilir, dikkate alınacak diğer kurumların, kişilerin isimleri de olabilir; öyle bir öneri listemiz oldu.

BAŞKAN RECEP UNCUOĞLU – Teşekkür ederiz.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Tabii, şunu ifade edeyim: Özellikle bu çalışmalarda yurt dışı örnekleri üzerinde çalışan akademisyenler varsa -ki onlar mutlaka vardır- onları da dinlemenin önemli olduğunu düşünüyorum. Yani şöyle bir baktım, Şili’de 2015’te 8,3 büyüklüğünde deprem olmuş ve sadece 12 kişi yaşamını yitirmiş. Şili’de önceden çok fazla sayıda insan yaşamını yitirirdi bu tür durumlarında yani deprem durumlarında. Hani, diyelim ki: Şili bu işi nasıl başarmış, nasıl bu işin altından kalkmış? Ya da, işte, Japonya’da çok büyük depremler olmasına rağmen insanlar yaşamlarını yitirmiyor, canlılar hiçbir şekilde yaşamlarını yitirmiyor neredeyse. Yani bütün bu yurt dışı örneklerinde bu işin nasıl becerildiği, nasıl başarıldığıyla ilgili örnekleri de inceleyen akademisyenler ya da kurumlar varsa onları da davet etmek, dinlemek oldukça faydalı olacaktır.

Şüphesiz söylendi, aslında, burada, deprem konusunda bilinmedik bir şey de yok yani birçok şey biliniyor; hani, zemin meselesi, binaların denetimsizlikten kaynaklı olarak öldürücü niteliğe sahip olması gibi, nereden kaynaklandığına dair birçok husus, bütün bunlar biliniyor. Hakikaten, arkadaşların da söylediği gibi, bir milletvekili olarak belki de atacağımız en önemli imza bu rapora olacaktır. Bizden sonraki kuşaklara da önemli bir belge bırakmış olacağız ama şunun takibini -özellikle iktidar açısından söylenebilir bu- yaparsak tabii: Bunun rapor aşamasında kalmaması için rapor çıktıktan sonra en kısa süre içerisinde ilgili kanunların çıkartılması, ilgili yönetmeliklerin çıkartılması hususunda bir çalışma yapılırsa o raporun bir anlamı olacaktır; öbür türlü, belki bizden önceki raporları incelemedik ama 1997, 1999 ve 2010 raporları özellikle son 3 rapor, eminim ki onlar da çok kıymetli raporlardı ve çok iyi sonuçları olan raporlardı. Ama, onlar ne kadar uygulandı, ne kadar hayata geçirildi, oradaki öneriler ne kadar hayata geçirildi, Meclis tarafından ciddiye alındı ya da belediye başkanları tarafından, siyasi erk tarafından ciddiye alındı ve uygulandı? Bunların hepsi bu rapor açısından da geçerli yani biz de belki en güzel, en mükemmel raporu çıkartacağız ama bunlar uygulama alanı bulmadığı takdirde hiçbir anlamı olmayacaktır, sadece bir arşiv belgesini biz ortaya koymuş olacağız.

Şuna katılıyorum: Yani, hiçbirimiz açısından burası bir parti meselesi değildir, hepimiz partilerüstü bir yaklaşımla buna bakacağız çünkü bir deprem anında kimsenin hangi partili olduğuna bakılmadan yaşamını yitirebiliyor insanlar, o gerçeği hepimiz görüyoruz. Dolayısıyla, bu konuda çalışmaların samimiyetle yürütüleceğinden yana en ufak bir kuşkumuz da yok ama kanunlaşması ve gerekli adımların atılması noktasında kuşkularımız var. Onun takipçisi olmak da herhâlde hepimizin görevi olacaktır.

Teşekkür ederim.