Şirketlerin yararı için kamu yararı hiçe sayılıyor!

Enerji Piyasası ve Madencilik Kanunu’nda değişiklik öngören kanun teklifinin komisyon görüşmeleri sırasında Elektrik Piyasası Kanunu’yla ilgili 31./35./37./43. ve 44. maddelerde söz alan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, sermaye payı değişikliklerinin kamu bilgi ve denetiminden kaçırılmasının önünün açılmak istendiğini ve şeffaflık ilkesinin ihlal edildiğini belirterek haksız rekabete ve tekelleşmeye yol açacak bir kanun teklifi yapıldığını belirtti.

Kenanoğlu’nun konuşma tutanak metinleri aşağıda yer almaktadır.


Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığına Görüşülmekte olan Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 31’inci maddesiyle getirilmek istenen değişikliğin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Ali Kenanoğlu

İstanbul

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Sayın Kenanoğlu, buyurun.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, 31’inci madde, Elektrik Piyasası Kanunu’nun 5’inci maddesi gereği, halka açık şirketlerde yüzde 5, diğerlerinde yüzde 10 ve üzerindeki sermaye payı değişiklikleri ile kontrol değişikliği sonucunu doğuracak her türlü işlem kurul iznine tabi olup lisans hissedarlarının belirli koşullarda lisanslarına dercedilmesi söz konusu olmaktadır. Düzenlemeyle, ortaklık yapılarının takip edilmesi, lisansa dercedilmesi gibi bürokratik işlemlerin ortadan kaldırılması amacıyla, bu hükmün kaldırılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu hâliyle, şirketlerdeki sermaye payı değişiklikleri kamu bilgi ve denetiminden kaçırılmış olacak, şeffaflık ilkesi ihlal edilmiş olacaktır. Haksız rekabet ve tekelleşmenin varlığını tespite yarayan bilgiler kamunun gözünden kaçırılmış olacaktır. Bu madde, kamu denetiminin yok edilmesine ve şeffaflık ilkesinin yok edilmesine yöneliktir. Bu durumdan kaynaklı olarak maddenin teklif metninden çıkarılmasını öneriyoruz.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

31’inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir


Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığına Görüşülmekte olan Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 35’inci maddesiyle getirilmek istenen değişikliğin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Ali Kenanoğlu

İstanbul

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Sayın Kenanoğlu, buyurun.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, 35’inci maddeyle dağıtım şirketlerinin Bakanlık tarafından yapılan denetimlerinde görevlendirilen kamu kurum ve kuruluşlarına ait denetim elemanlarının giderleri ile denetime ilişkin her türlü masrafların Bakanlık bütçesine dâhil edilmesi öngörülmektedir. Dağıtım şirketlerinin denetim giderleri kamuya yüklenmekte ve Bakanlığın tamamen denetimden çıkmasını sağlayacaktır. Dağıtım şirketlerinin doymayan iştahına yardımcı olunuyor, dağıtım şirketlerini denetleme özelleştiriliyor, yetmiyor parasını da biz veriyoruz yani.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Hayır, hayır. Başka bir kamu kurumu denetliyor.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Özelleştiriyor. Dışarıya gidiyor.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Başka bir kamu kurumu denetliyor.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKAN YARDIMCISI ABDULLAH TANCAN – Hayır, hayır. TEDAŞ, kamu kurumu denetliyor.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Peki, başka bir kamu kurumu düzenleniyor.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Yani Enerji Bakanlığı diyor ki: “TEDAŞ sen denetle, EİAŞ sen denetle.” Bu işte uzman şeylere diyor.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Yani bu gerekçeyle biz metinden çıkarılmasını öneriyoruz.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Peki, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.


Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığına Görüşülmekte olan Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 37’nci maddesiyle getirilmek istenen değişikliğin madde metninden çıkarılmasının arz ve teklif ederiz.

Ali Kenanoğlu

İstanbul

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Sayın Kenanoğlu, buyurun.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, 37’nci maddeyle üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemlerinin tümü EPDK, dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmazların temini işlemlerinin tümünün TEDAŞ tarafından yapılması öngörülmektedir. Mevcut düzenlemede üretim faaliyetlerine ilişkin kamulaştırma işlemleri Maliye Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Düzenlemeyle taşınmaz teminine dair kurul kararının tek başına kamu yararı kararı yerine geçeceğine ve hiçbir makamın onayına tabi olmadığına dair düzenlemeyle Kamulaştırma Kanunu’nun 6’ncı maddesindeki kamu yararı kararının onaylanmasına dair prosedür atlanmış olacaktır. Çabuklaştırma, basitleştirme gerekçesiyle kamu yararının tespitine dair denetim mekanizması ortadan kaldırılmış olacaktır. Kamu yararına hizmet etmeyen, sermayeyi önceleyen kamulaştırma işlemlerinin hızlı ve denetimden uzak gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. “Bürokratik işlemleri hızlandırma” adı altında kamu yararı için yapılan denetimlerin yapılmaması için çıkarılmaya çalışılan bir maddedir. Denetim olmaması halkın ve kamunun yararına değildir. Bu nedenle maddenin tekliften çıkarılmasını öneriyoruz.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Yani ben de maddeyi okudum, hakikaten sadeleştirmişler. Daha önceki “Şu şirketleri Maliye Bakanlığı kamulaştırsın, şunları da TEDAŞ kamulaştırsın.” işini daha da sadeleştirmişler, netleştirmişler, hepsini…

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) – EPDK’nin bir onayı oluyordu yani.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Hayır, onay yok, maddeyi okursanız onay yok. Kamulaştırma kararını EPDK veriyor, diyor ki: “Ben burayı uygun gördüm kamulaştırıyorum, kamu yararı kararı aldım.” Maliye Bakanlığına diyor ki…

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) – Şimdi değil.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Bakın ne diyorum, maddeyi okuyun “Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan ön lisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişiler için Maliye Bakanlığı -şunlar için Maliye Bakanlığı kamulaştırır, EPDK karar alıyor, o karar çerçevesinde kamulaştırmayı yapıyor-dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır.” Yani kurul karar alıyor, ben bunu uygun gördüm, diyor ki: “Arkadaş, ben bu kamulaştırma işini yapamam, Maliye Bakanlığı sen yap, TEDAŞ sen yap.” diyor, bunlar burayı sadeleştirmişler. Gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Evet, Sayın Bakan Yardımcısı ona bakana kadar Sayın Ali Kenanoğlu’na söz verelim. Buyurun.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, şunu söylemek isterim: Tabii, burada oranlar ve elektrik fiyatlarındaki rakamlar üzerinden tartışma yapılıyor, konuşuluyor ama şöyle bir gerçekle karşı karşıyayız: Eskiden insanların evlerindeki elektrik giderleri, su giderleri, telefon giderleri ve benzeri giderleri yani bu “sabit” dediğimiz giderleri gelirlerinin çok önemli bir kısmını kapsamazdı yani çok ciddi bir oran tutmazdı ama şimdi bütün hanelerde, bütün konutlarda bu “zorunlu gider” dediğimiz -ki bunlara artık internet de eklendi- bütün bunlar…

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Buzdolabı yoktu, çamaşır makinesi yoktu, kurutma makinesi yoktu, bulaşık makinesi yoktu.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Buzdolabı, çamaşır makinesi filan, bakın, bunlar çok fazla…

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Elektrikli soba yoktu, kombi yoktu, doğal gaz yoktu.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Buzdolabı, çamaşır makinesi falan çok şey yakmıyor. Bütün bunlar, bu faturalar şu anda neredeyse hane halkının gelirinin dörtte 1’ine tekabül eden bir hâle geldi yani bütün bu gerçekliği görmemiz gerekiyor. Bizim, tabii, devletin görevi bütün bu vatandaşlarının geçimini ve bu hizmetleri en ucuza almasını sağlayabilmektir. O anlamıyla, bu elektrik faturası meselesinin böyle, anlatıldığı gibi, oranlarının düşük ve benzeri şekilde olmadığını; her bir hane halkının evine gelen elektrik faturalarına baktığımız zaman, bunun hatırı sayılır bir rakam olduğunu ve ailelerin gelirlerini de ciddi oranda etkilediğini görmemiz gerekiyor. “Şu sebepten oluştu, bu sebepten oluştu.” ya da işte “Faturanın birim fiyatı düşüktü, kilovatsaat miktarı düşüktü…” Faturanın altındaki kümülatif toplamına baktığınız zaman da böyle bir sonuç oluşturmasının bir sürü gerekçesi söylenebilir. En nihayetinde, bu rakamlar insanların yaşamlarını etkileyecek, gelirlerini etkileyecek bir düzeyde yüksektir. Bunu da göz ardı etmemek gerekiyor, bunu belirtmek istedim.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Teşekkür ediyorum.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Şimdi, bu, kayıp kaçak konusunu burada müzakere ettik ve büyük oranda da şöyle söylendi: Yani bu kayıp kaçak meselesi şirketlerin kendi teknolojilerini yenilememesi, özellikle o bölgede, bahsetmiş olduğumuz bölgelerde altyapı yatırımı yapmaması, hâlâ ahşap direkler kullanıyor olması, bütün bunlardan kaynaklı olarak yaşanan bir kayıptan bahsediyoruz ve bu kaybı konuştuk. Şimdi, bütün bu gerçekler ortadayken Türkiye genelinde şöyle bir tartışmanın olduğunu bilmemiz gerekiyor yani halk nezdinde bölge insanına yönelik “Ya, bunlar kaçak kullanıyor, biz de bunların yüzünden bu kadar fatura ödüyoruz.” algısını hepimiz dile getirdik burada.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Siz getiriyorsunuz ya.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Herkes dile getirdi.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Biz demiyoruz bunu ya.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Hayır, herkes dile getiriyor.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Bu sol kanat söylüyor.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Başkan, biz de diyoruz ki: Bu mesele, vatandaşın kullanmış olduğu orandan kaynaklı değil. Bu mesele, tam da şirketlerin sadece tahsilat yapıp para kazanmak üzerine kurulu bir sistem kurmasından kaynaklı. Şirketler yatırım yapmıyor ki her şeyden önce, yapması gereken yatırımı yapmıyor. Yapması gereken yatırımı yapıp oradaki nakil sistemlerini, dağıtım sistemlerini, işte, trafo sistemi ve benzeri bütün işlemleri yapmış olsa, teknolojik yenilikleri oraya aktarmış olsa bu “kayıp kaçak” denilen mevzunun oranlarının da diğer taraflardaki gibi aynı şekilde düşeceği görülecektir. Şimdi, bunun bu şekilde değil de kullanıcı vatandaş üzerinden değerlendirilmesi, işte, tam o bölgesel, birbirine karşı husumet beslenmesine neden oluyor. Çünkü şöyle bir şey var: İstanbul’da oturan vatandaş ya da Tekirdağ’da oturan vatandaş “Ben onun yüzünden bu kadar para ödüyorum.” diyor, böyle bir algıya kapılıyor. Biz bunu dile getirsek de bunun oranı…

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Kaçak elektrik kullananların yüzünden hepimiz fazla para ödüyoruz.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Bakın, öyle değil Başkan, burada konuşuldu. Bunun oranı, bizim faturalarımızı bu kadar artıracak bir oran değil. Bizim faturalarımızı artıran oran bu ihaleyi alan, daha doğrusu ihale verilen dağıtım şirketlerinin bu konuda yeterli alt yapısını yapıp yenileme işlemlerini yapmamasından kaynaklıdır. Bunlar burada defalarca söylendi, ben söylemedim, burada söylendi. Ben sadece söylenenleri tekrar ediyorum burada.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Ali Bey, 2013 yılında ihale edilen bir yerde… 2013’te devlet yapıyordu, o zaman yüzde 86 kayıp kaçak vardı. O da yani devletin kontrolü altındaydı, aynı devletin idare ettiği Çukurova veya Ankara’daki elektrik de aynı elektrik şebekesine tabiydi. Onda da yüzde 6’ydı yüzde 8’di; yani oran bu, aynen dursa bile o şekildeydi. Yüzde 86 kayıp yüzde 51’e düşmüş. O da nasıl düşmüş onu şeyde görüşelim değerli arkadaşlar. Bir kanun çıkardık biliyorsunuz ya.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) – Başkanım, devam edelim.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Devam edelim.

ŞAHİN TİN (Denizli) – Bir dakika Başkanım, müsaade eder misiniz? Biz de Ali Bey’in söylediğiyle ilgili… ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Bakın, ben söylemedim, burada söylendi bunlar. İki gündür burada konuşulan bir konu…

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Bakın, böyle konuşmalar… Arkadaşlar, bakın, biz doğruları konuşalım. İnsanları yani, kalkıp da kardeşim sen bu elektrik fiyatları pahalı olduğundan dolayı, vergi oranları yüksek olduğundan dolayı istediğin kadar kaçır diyebilecek, öyle anlaşılabilecek anlama getirmememiz lazım. Bizim, böyle yanıltıcı faaliyetler içerisinde bulunan, yanılarak başka bir şey yapan insanları tahrik etmememiz lazım, teşvik etmememiz lazım. Sonra Tekirdağ’daki insanın bu isteğini ortaya getirdiği zaman “Niye sen bölücülük yapıyorsun, niye sen ayrımcılık yapıyorsun?” diyorsun. Bu doğru değil arkadaşlar. Bakın, herkes sayacını yapsın, sayacını… Sizin gittiğiniz yerlerde, İstanbul Milletvekilisiniz…

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Bakın, ben, kaçak kullanımı övecek ya da kaçak kullanıma haklılık getirecek bir kelime kullanmadım.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Öyle diyorsunuz ama efendim.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Başkanım, ben şunu söylüyorum. Burada iki gündür verilen bilgiler var ve bu bilgilerde -ben vermedim, bakın iki gündür burada, açın tutanaklara bakın kurumlardan, sizlerden de gelen bütün bilgilerde şu vardı: Buradaki kaçakların büyük oranda, yüksek orandaki sebebi bizzat kullanıcı değil, tam tersine…

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ ¬– Yapmayın ya, kim söylüyor bunu ya?

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Evet, tutanaklara bakın. Kesinlikle böyle söylendi.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Ya yapmayın böyle…

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Hayır, tutanakta var, iddiasına da varım, tutanaklara bakacağız.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Kim söylüyor bunu?

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Burada ya kurum, Bakan Yardımcısıydı ya ilgili arkadaşlardı ya da iktidar vekiliydi, emin değilim.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Yani sistemden dolayı mı kayıp? Sistemden dolayı öyle mi?

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – “Kayıp” denildi, evet. Bizzat kullanıcıdan kaynaklı değil.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Ya yapmayın…

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Bakın, iki gündür ben buradan hiçbir yere ayrılmıyorum, iki gündür hiçbir yere kalkmıyorum. Böyle konuşuldu.

FAHRİ ÇAKIR (Düzce) – Bakın Ali Bey, şöyle de bir durum var: Aynı teknoloji, aynı iletişim diğer bölgelerde de kullanılıyor. Onun açıklaması ne o zaman?

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Hayır, değil işte. Aynı teknoloji kullanılmıyor.

FAHRİ ÇAKIR (Düzce) – Aynı trafo kullanılıyor, aynı direk kullanılıyor. Benzer şekilde ileti hatları kullanılıyor, aynısı kullanılıyor.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Hayır kullanılmıyor.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Yapmayın ya, bunu adam özel bir şey mi yaptı! Alan firma oranın hatlarını mı değiştirdi!

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Değiştirmedi, zaten sorun orada, değiştirmiyor zaten.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Ya kardeşim, 2013 yılında özelleştirildi mi bu? 2013 yılında özelleştirilen güneydoğudaki veya o…

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Evet, o listeden bahsediyorum. Bakın, o listeden bahsediyoruz biz zaten.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – “Kayıp kaçak” diyor oradaki işte.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Ya tamam da… Arkadaşlar, ben şunu söyleyeyim o zaman size, illaki Komisyon başka bir gündemle başka bir zaman toplanacak.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Toplanalım.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Tamam, yani başka bir zaman toplanacağız. Bu tutanakları ben şimdi inceleyeceğim, o zaman geldiğimizde size tek tek ne söylenmiş göstereceğim. Bu böyle anlatıldı çünkü burada.

ŞAHİN TİN (Denizli) – Başkanım, müsaade eder misiniz? Bir dakika, şöyle: Şimdi, Ali Bey, batıdaki çekilen orta gerilim, yüksek gerilim hatlarında kullanılan alüminyum kablolarıyla doğudaki aynı, fark etmiyor. Burada kullanılan trafo, yükseltici ve düşürücüler orada da aynı.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) – Ya burada yer altına inmiş orada havada…

ŞAHİN TİN (Denizli) – Bir dakika abi… Tahsin Bey, olur mu öyle şey ya, lütfen ya, burada da havada. Ya ben kendim, elektrik bölümü mezunuyum, bakın şimdi… Burada kayıp kaçakla ilgili, diğer illerde ortalama yüzde 5-6 iken, baktığımızda Dicle, Fırat, Toroslar, Van Gölü tarafından 47 ile 50 arasında değişiyor. 20-30 arasında…

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Yüzde kaç etkiliyormuş? Deminden beri söyleniyor burada.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – O bölge insanını çok etkiliyor diyorum kardeşim.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Tamam. Genel olarak faturayı yüzde kaç etkiliyor denildi burada? “Yüzde 3 bile etkilemiyor.” denildi.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Bakın, ne diyorum? Yapılan hesap doğruysa –mühendisler var, bir dakika- batıdaki insanların faturalarını -mühendisler hesaplayın, yanlış da olabilir- yüzde 3 veya yüzde 5 oranında etkilerken bu, Van Gölü, Dicle vesaire gibilerde yüzde 100 etkiler.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Bakın, ben ondan bahsetmiyorum.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Şu maddeyi çıkardığınız takdirde siz insanlara diyorsunuz ki: “Kardeşim, siz boşu boşuna elektrik parası ödüyorsunuz, zaten şöyle hiç kayıt içine girmeyin.”

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Hayır, çıkartın demedim. Şimdi, bakın, Sayın Başkan, iki gündür benim beyanlarımla ilgili sürekli yanlış beyanda bulunuyorsunuz, onu bir kere ifade edeyim. Bunu bilerek yaptığınızı söylemiyorum ama böyle bir durum var. Şimdi, ben şunu söylemedim: Yani burada o bölgelerdeki kayıp kaçak oranlarının çok yüksek olduğu tabloda belli, benim o tabloya bir itirazım yok. Ancak burada şu konuşmalar yapıldı, denildi ki…

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – “Onun yüzde 35’i kayıp, yüzde 5’i kaçak.” diyorsun sen.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Hayır, şöyle denildi: “Kayıp çok fazla, kaçak az.” Bu bir. İki: “Dicle elektrik bölgesindeki kayıp kaçaktan kaynaklı olarak faturaların artış oranı çok düşük.” denildi, hatta oran bile verildi, yüzde 3’lerde sanırım, bunu ifade etmek istiyorum ben.

ŞAHİN TİN (Denizli) – Ali Bey, bir şey söyleyeyim, siz kendi fikrinizi söylediniz.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Fikrim değil, bu, bilgiydi ya.

ŞAHİN TİN (Denizli) – Dün Bakan Yardımcısı Abdullah Bey’le giderken yemeğe şunu sordum: Devlet olarak biz elektrik dağıtım şirketlerini vermekle kârda mıyız, değil miyiz? Açık ve aleni dedi ki: “Şu anda şirketlere verilmiş olması bizim kârımızdır, biz devletten daha fazla orada yatırım yaptırıyoruz çünkü hepsinin yıllık, iki yıllık, üç yıllık programları var.” Sayın Bakan Yardımcım, öyle değil mi? Yani bunu şunun için anlatıyorum: Yani o şirketlere verildiği için fiyatlar yükselmiyor ya da yatırımlar yapılmıyor diye bir şey yok, sadece bunu söylemek istedim. Teşekkür ederim.

 FUAT KÖKTAŞ (Samsun) – Bir şey ilave etmek istiyorum, Ali Bey’i belki de desteklemek, belki bilgi sahibi olmak açısından bunu soracağım. Ali Bey’in iddia ettiği şu: “Özelleşince yatırımlar yapılmadığı için kayıplar, kaçaklar fazla arttı.” Oysaki bizim bildiğimiz şu: Bir elektrik dağıtım şirketi bölgesi ihaleye çıktığında kayıp ve kaçağı kaç yılda, nasıl, nereye indireceğine dair bir taahhüt verilir ve fiyatlanmaya esas da teşkil ediyor bu iş. Bu doğru mudur, değil midir Ali Bey’in söylediği?

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) – Dün açıkladı zaten.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Dün açıklandığı gibi… Bakın, ben şöyle bir şey demedim… Bakın, yine söylediklerim farklı…

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) – “Niye yatırım yapmıyorlar?” diyorsunuz ya, yaptırım yapmak zorunda.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Şunu söyledim: Mutlaka ki kayıp kaçakta düşme oranı vardır ancak bunlar istenilen seviyede değildir.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Arkadaşlar, önemli bir konu; yanlış bildiğimiz doğrular, doğru bildiğimiz yanlışlar var. Komisyon üyelerimizle özel bir gündem yapalım, o özel gündem çerçevesinde EPDK’yi, BOTAŞ Genel Müdürümüzü –BOTAŞ Genel Müdürümüzün de hakikaten anlatması gereken bazı meseleler var- Enerji Bakanlığının ilgili birimlerini, kuruluşlarını biz burada metin dışında olmak üzere ve tutanaksız, kayıtsız, kendi aramızda bir tartışalım, doğruları öğrenmeye çalışalım. İdeolojilerimizden sıyrılmış bir vaziyette Türkiye’nin gerçekleri neyse ona bakmaya çalışalım. Belki ben yanlış biliyor olabilirim, belki siz doğruları anlatmakta sıkıntı çekiyor olabilirsiniz ya da ben size doğruları ideolojik davrandığımdan dolayı ifade edemiyor olabilirim. Onun için, değerli arkadaşlar, bu işe girelim. Şimdi, şöyle bir durumu konuştuk: TEMA Vakfı Başkanı Sayın Deniz Ataç Hanımefendi’ye Türkiye’deki doğayla, ormanla vesaireyle ilgili konularda Komisyon üyelerimizle bir toplantı yapalım, bir bilgi verin diye söyledik. O hanımefendi dedi ki: “Elektronik ortamda yapalım.” Ben elektronik ortamı doğru bulmuyorum. Sayımız az olursa, gelsinler, böyle biraz daha geniş ortamda, onlar da bilgi verecek kişileri –kalabalık gelmek değil- bizi doyuracak kişileri buraya getirsinler çünkü yüz yüze yapılan şey daha etkili oluyor, daha kalıcı oluyor. Birbirimize dostça, kardeşçe, samimiyetle bağırıyoruz, çağırıyoruz ama ondan sonra tutanakları biri okumaya kalksa “Bunlar ne kadar çok kavga ediyor.” diyebilir.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) – 40’ıncı maddeyi çıkartalım.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Tamam. Onun için, onu bu hafta yapacaktık, Sayın Cumhurbaşkanımız Kayseri’yi teşrif edeceklerinden dolayı ben hafta sonu Kayseri’deyim, bir sonraki hafta veya haftalarda biz TEMA Vakfını çağıralım, Deniz Hanımefendi ve arkadaşları da gelsinler. İlgi duyan arkadaşlarımız -zorunlu değil- onlar katılırlar, onlarla yaparız. Özellikle, Enerji Bakanlığımız, EPDK ve diğer kurum ve kuruluşlardan bu enerjiyle ilgili konuyu, madenle ilgili konu da dâhil olmak üzere –ben maden işini hiç bilmiyorum, dediğim gibi- onları da masaya yatırıp, bilen arkadaşlarımız var, buradan da bilen arkadaşlarımız var, o arkadaşlarımızla beraber bunu değerlendirelim.


Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanlığına Görüşülmekte olan (2/3116) esas numaralı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 43’üncü maddesiyle getirilmek istenen değişikliğin madde metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Ali Kenanoğlu

İstanbul

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Sayın Kenanoğlu, buyurun.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, 43’üncü maddeyle, önlisans veya lisansa konu enerji yatırımları için ihtiyaç duyulan taşınmazlara ilişkin hak veya mülkiyet edinimlerinin daha etkin ve hızlı bir şekilde değerlendirilebilmesi amaçlanmaktadır. Enerji yatırımları için ihtiyaç duyulan hak ve mülkiyet edinimi denetimsiz gerçekleşmemelidir. Yine, “bürokratik işlemleri hızlandırma” adı altında kamu yararı için yapılan denetimlerin yapılmaması için çıkartılmaya çalışılan bir maddedir. Denetim olmaması, halkın ve kamunun yararına değildir. Bu maddenin, kamu denetimini ve denetimi ortadan kaldırdığını düşünüyoruz. Bu nedenle de tekliften çekilmesini öneriyoruz.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Arkadaşlar, sayın milletvekilimizin söylediği konuyla ilgili bir açıklama yapacak olan var mı?

EPDK BAŞKAN YARDIMCISI HACI ALİ ULUTAŞ – Hangi madde?

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) – 43’üncü madde denetimi ortadan kaldıran bir duruma yol açıyor şeklinde bir görüşümüz var.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Denetim değil de taşınmaz teminine ilişkin devam eden iş ve işlemlerin elektrik dağıtım tesisleri için gerekli olan taşınmazın teminine yönelik olarak kurul tarafından alınmış kararlara ilişkin işlemler TEDAŞ, öbürü de… Buyurun.

EPDK KAMULAŞTIRMA DAİRE BAŞKANI FEYZİ YAR – Sayın Başkan, bu geçici madde, geçiş düzenlemesi için getirildi. Ortada herhangi bir dosya kalmasın, daha önce aldığımız kamu yararı karalarına ilişkin kamulaştırma işlemlerini zaten TEDAŞ takip ediyordu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla ilgili olanı da kamulaştırma kararı almamışsa dosyaların ortada kalmaması için biz yürüteceğiz.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Evet, gerekçede açıkça yazıyor.

EPDK KAMULAŞTIRMA DAİRE BAŞKANI FEYZİ YAR – 37’nci maddenin geçici maddesi.

BAŞKAN MUSTAFA ELİTAŞ – Teşekkür ediyorum. Gerekçesini dinlediğimiz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

43’üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.